30 Nisan 2021 Cuma

Üç soruda desteksiz ve eksik kapanma

Türkiye’de ilk Covid-19 vakasının resmi olarak ilan edilmesinin üzerinden neredeyse 14 ay geçti. Gelinen noktada adı “tam”, kendisi eksik 18 günlük bir “kapanma” görüyoruz. Üstelik salgının yeni dalgasında milyonlarca insana yeterli sosyal destek verilmemesi nedeniyle tahribatın ağırlaştığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Böyle olmak zorunda mıydı sorusunun net bir yanıtı bulunuyor: Hayır!

Reformcular geldi mi, neoliberalizm kaldı mı?

2021 yılında küresel ekonomik gündemin pandemi sonrası toparlanma üzerine odaklanacağı açıktı. ABD’de Biden yönetimi yeni bir Covid-19 destek paketi açıkladıktan sonra orada durmadı. Boyutu ve içeriği müzakereler sırasında değişecek olmakla birlikte büyüklüğü 2,3 trilyon doları bulabilecek sekiz yıllık bir yatırım planı açıklandı. Altyapı ve enerji yatırımları yanı sıra emeğe yönelik destekler de öngören iki aşamalı girişim, nam-ı diğer Toparlanma Planının maliyeti ikinci aşamayla birlikte 4 trilyon doları bulabilir. Sekiz yıl boyunca, her yıl ABD ekonomisinin GSYH’nin yüzde 1’ine varacak ek kamu yatırım ve desteğinden faydalanması planı, çok uluslu şirketlerin nasıl vergilendirileceği üzerine bir tartışmada somut adımlar atılması ihtimalini artırdı.

Bitmeyen kriz ve Merkez Bankası tartışması

Erdoğan yönetiminin 2021 planı kısaca üç ayaktan oluşuyordu. İlki, enflasyon oranından dikkate değer miktarda yüksek politika faizi belirlenmesi ve enflasyonda düşüş emarelerinin görüleceği bahar sonu, yaz başına kadar yüksek faize katlanılması. İkinci unsur, yüksek faizin yaratacağı arka plandan faydalanılması ve ters para ikamesinin gerçekleşmesi. Eklemek gerekir ki bu kısım, Merkez Bankası'nın ya da politika yapıcıların doğrudan müdahalede bulunabileceği bir kalem değildi. Daha ziyade koşulları hazırlayarak, gerekli itkiyi sağlayarak ters para ikamesinin gerçekleşmesini sağlayacaklardı. Güvendikleri sermaye girişleri işi kolaylaştıracaktı. Üçüncü ve son unsur da resmi tamamlayacak bir yatırımcı demokrasisi mesaisini şart kılıyordu: Hem IMF ve benzeri kuruluşlara selam durarak kamu harcamalarının kontrol altında olduğunun beyanı, hem de iş kurma kolaylığından teşvik politikasına kadar her alanda yatırımcı isteklerinin karşılanacağı bir programın ve eylem takviminin açıklanması.

Ekonomide zaman mekân kaymaları

12 Mart 2021’de açıklanan Ekonomik Reformları tanıtım kitapçığını (önümdeki PDF dosyasını) açıp açıp kapatıyorum. Bir yandan da tanıtım toplantısını tekrar dinliyorum.

Mafevkine fevkalade reformlar

Türkiye’de ekonomi yönetiminin 2021 yılı ilk yarısı için planı, yürürlüğe girdikten sonra uluslararası yatırımcıların ve IMF’nin desteğini aldı. Bu plan sıkı para politikasını takiben “ters para ikamesi”nin gerçekleşmesini, Merkez Bankası’nın rezerv biriktirmeye başlamasını, aynı dönemde enflasyonun düşme eğilimi sergilemesini ve yıl ortasında faizlerin düşürülmeye başlayacağı bir istikrar ortamının yaratılmasını öngörüyordu.

Tersiyle düzüyle dolarizasyon sorunu

Gözlemcilere bu kadar mı olur dedirten yabancı para mevduatlarındaki artış hikayesinin, bir süreliğine sonuna gelmiş bulunmamız olasılığı hiç olmadığı kadar arttı.

Rejime taç takılacak mı?

Erdoğan yönetimi açısından sindirilmesi zor bir darbe anlamına gelen 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde, kendi ifadesiyle “kampanyayı yönetmiş” bir siyasi danışman Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum rektör ataması sonrasındaki gösteriler yaygınlaşırken bir tweet attı. Çok dikkat sarf etmek gerekmeyebilirdi, fakat söz konusu “spin doctor” aynı zamanda Türkiye’nin kitle desteği açısından en büyük ikinci partisinin genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu, o noktaya taşıyan kampanyalardan birisini de yönetmiş bulunduğu ve canı burnunda bir kitleye doğrudan seslendiği için kulak kabartmak gerekti.

son girdi

Üç soruda desteksiz ve eksik kapanma