2016’nın son ayları nadir rastlanan banknot değiştirme operasyonlarına sahne oldu. Hazırlıkları iyi yapılmamış ancak büyük bir kararlılıkla açıklanan bu değiştirme operasyonlarının hedef gösterdikleri kesimler açısından bir ortaklıkları var. Ancak hem ülke ekonomilerinin farklı yapıları hem de iktisadi sorunların niteliği nedeniyle etkileri farklı gerçekleşecek. Yine de “ekonominin düşmanları” ve halkın refahına göz dikenlerin cezalandırılacağını söylemek pek mümkün görünmüyor.
30 Aralık 2016 Cuma
14 Aralık 2016 Çarşamba
Bir acizlik gösterisi ya da ekonomik çöküşte ilk perdenin uzatmaları
Türkiye’de süregiden ekonomik çöküntü karşısında alınan yeni önlemler 8 Aralık günü Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklandı. Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) kararları olarak da anılan bu önlemler Türkiye ekonomisindeki yapısal sorunlar karşısında siyasal iktidarın piyasacılığının aczinin ifadesi olarak görülebilir. Nitekim önlemlerin kapsamı eleştirildi ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yukarı yönlü revize edilen seriyle makyajlanmış büyüme rakamlarıyla dahi 2016 3. çeyrekte yüzde 1,8 küçüldüğü 12 Aralık’ta açıklanan yurtiçi hasılanın toparlanmasına yetmeyebileceği teslim edildi. Siyasal iktidar bu kararlar aracılığıyla özellikle küçük ve orta boy işletmelere dayanın derken, kullanabileceği araçları da büyük oranda tüketmiş olduğunu ima ediyor.
11 Aralık 2016 Pazar
Variegated Debtfarism and State Intervention
3 Aralık 2016 Cumartesi
İtalya’daki referandumun Türkiye ile ilgisi nedir?
Yükselen sağ ve faşizan hareketlerin ve yabancı düşmanlığının küresel ekonomik krizle irtibatı yeterince kurulmayınca ortaya tatsız anıştırmalar, yersiz benzetmeler çıkabiliyor. Donald Trump’ın ABD başkanı seçilmesi ile ilgili olan analizlerde de Brexit referandumuna ilişkin açıklamalarda da değişim isteği ile krizin yarattığı çöküntü arasında bağ kurma çabaları mevcuttu. Ancak bu dalganın genel karakterinin tespit edilmesi yine de gecikmiş görünüyor. 4 Aralık'taki İtalyan referandumunu bu dönüşüm, Avrupa'da siyaset sahnesindeki temel bir bölünme ve kriz karşısında esaslı politika tepkisi geliştirememe sorunu ile ilişkilendirmek gerekli.
23 Kasım 2016 Çarşamba
İşleri zor, benden söylemesi
Her şey 11 Ocak 2016’da başladı gibi bir cümle yersiz olur.
Bir başlangıç söz konusuysa bu cangıla adımımı attığım 2004-2005’e kadar gitmem
gerek. Ama ben başlangıcı Behice Boran Özel Ödülü’nü aldığım gün olarak belirlemek istiyorum.
18 Kasım 2016 Cuma
Ekonomik çöküntü ve hazırlık
Aralarında
Türkiye’nin de olduğu orta gelir düzeyi ülkelere portföy yatırımları ağırlıklı
sermaye girişleri 2016 yazında devamlılık sergiledi. Bu durum Türkiye’de 15
Temmuz darbe girişimi sonrasında doların yükselişinin frenlenmesini getirdi. Ancak
önce FED faiz artışı ihtimalinin bir süreliğine de olsa güçlenmesi, sonrasında
ABD ekonomisindeki belirsizliklere karşın güvenli liman arayışının yoğunlaşması
çok sayıda orta gelir düzeyi ülkeye (Çin dışarıda bırakılırsa bir bütün olarak
“yükselen piyasalara”) net sermaye girişlerinin azalarak devam etmesi anlamına
geldi. ABD seçimleri sonrasında ise yabancı yatırımcıların bu kategorideki
ülkelerden çıkışı yoğunlaştı. Örneğin Çin haricindeki 8 yükselen piyasa ülkesinden
para-sermaye çıkışı sadece 9-11 Kasım tarihlerinde 2,5 milyar doları buldu.
1 Kasım 2016 Salı
Borç yapılandırma ve taksit düzenlemeleri: Neden şimdi?
Eylül ayı sonunda hükümet
bir önlem olarak kredi kartı taksit sınırlandırmasında ve ihtiyaç kredileri ile
kredi kartı borç bakiyelerinin yapılandırılmasında yeni düzenlemelere gitti. Bu
düzenlemeler ilk bakışta taksit sayısında sınırlandırma ve kart borçlarında
asgari ödeme oranlarının yukarı çekilmesi gibi 2010-2013 yılları arasında
alınan önlemlerle zıtlık sergiliyor. Düzenlemeler arasında yer alan
unsurlardan, bankaların konut kredilerinde kredi tutarının, teminatın yüzde
80’ine varabilmesi konut piyasasında satışların düşüşü karşısında; borç
bakiyelerinin 72 aya kadar taksitlendirilerek yapılandırılması da birikmiş borç
nedeniyle iç tüketimin kısıtlanması karşısında sınırlı etkide bulunacak olsalar
da şimdiden adım atıldığını gösteriyor.
11 Ekim 2016 Salı
Extended Life of Islamism and the Riddles of Turkish Politics after the July Coup Attempt
Now it’s official!
The strongest conservative/Islamist party of probably the
whole Turkish republican history, at the height of its power, lacked the means
to control the armed forces as well as the branches of the country’s
intelligent service, the office of telecommunications which functioned as a
surveillance and censorship mechanism and most strikingly 1/3 of the judges and
prosecutors of the country, whose appointment they brokered from 2010 onwards.
1 Haziran 2016 Çarşamba
IMF içinde başlayan neoliberalizm tartışması krizin virajlarına eşlik edecek
Uluslararası Para Fonu (IMF) Araştırma Departmanı mensubu üç
ekonomist (Ostry, Loungani ve Furceri), Fon’un önde gelen yayınlarından Finance and Development’ın 2016 Haziran
sayısında “Neoliberalism: Oversold?” başlıklı bir makale yayımladılar. Ostry,
Loungani ve Furceri kendi cemaatlerinde fazla eleştirel bulunduğu için üstü
çizili kelimeyi kullanmanın ötesine geçip, “neoliberal” politikaların zaman
zaman maliyetlerinin
faydalarından daha fazla olabildiğini de ileri sürdüler. Ülke ekonomilerinin
yaşadığı sorunların tek bir politika paketiyle (mali konsolidasyon + sermaye
serbestliği) çözülemeyeceğinden dem vurdular.
12 Mayıs 2016 Perşembe
Hazine garantisi sorunu siyasi krizin arkasında yatıyor olabilir mi? Beş soru, beş cevap
Başkanlığa meyleden otoriter yarı-başkanlık sisteminde 64. Hükumetin
başbakanı geçtiğimiz hafta içinde kibarca bir ifadeyle görevden alındı. Geç kapitalistleşen
ülkelerden sermaye çıkışıyla çakışan bu görev değişimi kararı Türkiye’de
borsanın diğer benzer konumdaki ülkelerden daha fazla düşüşüne ve dövizin yine
benzer konumdaki diğer ülkelere göre daha fazla değer kazanmasına neden oldu. Siyasi
kriz ve ekonomik çalkantı, uzun vadeli kredi borcu 100 milyar ABD dolarını
(bundan sonra dolar) geçen özel sektöre üç gün içinde yaklaşık yüzde 5’lik bir
Türk lirası değer kaybı ile okkalı bir darbe vurdu.
14 Nisan 2016 Perşembe
Küresel sistem, finansal adacıklar ve vergi cennetlerine karşı mı?*
Panama menşeli Mossack Fonseca hukuk firmasının dosyalarının
hacker’lar tarafından ele geçirilmesi
ve Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun belgeleri inceleme
çalışmaları sonrası offshore kelimesi
bütün anlamlarıyla karşımıza dikildi. Bir yandan kıyıdan uzakta, kıyının
ötesinde demek olan bu kelime öte yandan karadan doğru gelen anlamına sahip.
Finansal terminolojide ise kendi vatandaşlarından çok başka ülkelerdeki
yatırımcıların işlemlerinin yapıldığı, oradan gelen paranın işlendiği ve
aktarıldığı yerleri tarif etmek için kullanılıyor. Offshore bu nedenle vergi cennetinden daha fazla bir anlama sahip,
finansal sektör açısından önemli merkezlere işaret ediyor ve offshore yatırım bilgileri kişisel
bilgiler olarak ele alınıp, gizleniyor.
12 Nisan 2016 Salı
İtalya’da finansal riskleri üstlenen devlet ve yeni banka kurtarma fonu
İtalya banka kurtarma operasyonuyla gündemde kalmaya devam ediyor. 2008 ve 2009’da çöken büyüme oranları ve fırlayan işsizlikle birlikte borç çevrimi sorunu konuşulur olmuş, Avrupa Merkez Bankası’nın Doğrudan Parasal İşlemler duyurusu sonrası 2012 Eylül’ünden itibaren tahvil getirisinde düşüş görülmüş ancak ne işsizlik oranı azaltılabilmiş ne de ekonomik büyüme toparlanmıştı. Ekonomi 2012-2014 aralığında daralmaya devam etti ve ancak 2015 sonunda hasıla artışı gözlendi.
Avrupa Merkez Bankası Şapkadan Tavşan Çıkarabilir mi?
Avrupa Merkez Bankası (AMB) 10 Mart’taki para politikası kararları ile sürpriz yaratarak miktarsal genişleme (expanded asset purchase program) kapsamındaki menkul kıymet alım miktarını önemli ölçüde arttırdı. 2017 Mart’ına kadar devam edeceği açıklanan Avro Bölgesi miktarsal genişleme programında (devlet tahvillerini de kapsayan) menkul kıymet alımı ayda 60 milyar avro’dan 80 milyara çıkarılmış oldu. AMB aynı gün politika faizini yüzde 0,05’ten sıfıra indirdi. Aynı zamanda bankaları kredi vermeye teşvik için negatif seviyeye çekilmiş olan mevduat faizini 10 baz puan daha indirerek – 0,4’e çekti. Bankaların AMB’den borç aldıklarında ödeyecekleri faiz oranı da sınırlı bir düşüşle yüzde 0,25’e indirilirken, yatırım notuna sahip şirket tahvilleri de miktarsal genişleme programına eklendi. Bu son karar ve yeni bir finansman operasyonu duyurusu (TLTRO II) ile AMB hem bankalara hem de şirketler kesimine verebileceği desteğin sınırlarına bir adım daha yaklaşmış oldu.
8 Ocak 2016 Cuma
Devre kesiciler mi, makina kırıcılar mı? Çin’de borsa çöküşleri devam ediyor
7 Ocak'ta dünya borsa tarihinin en sersemletici olaylarından birisi yaşandı. Yine Çin’de. CSI endeksi işlemlerin ilk 13 dakikasında yüzde 5 düşünce borsa oyuncularının sakinleşmesi için 15 dakika süren bir ara verildi. Bu otomatik ara sonrasında düşüş oranı yüzde 7’yi geçince Çin borsası bugün için işlemlere kapandı. 30 dakikada son derece olağandışı durumlarda kullanılması beklenen devre kesiciler (circuit-breaker) iki kez devreye girmiş oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)