Finansal kuruluşlar, şirketler ve devlet bir süredir Türkiye’deki emekçileri finansal tüketiciler olarak anıyor. Hesap yapmasını bilen, temel finansal hizmetleri kendi faydası için kullanabilen, daha genel bir bağlamda ise kendi hayatını üretken bir makineye yatırım yapar gibi planlayan emekçiler yaratma isteği bu sürecin temelinde yatıyor. Yetişkin tüm bireylerin banka hesabı olması, finansal hizmetlere sorun yaşamadan erişilmesi gibi hedefler burada birer ön gereklilik halini almış durumda. Küresel Güneyde revaçta olan bu sürecin adı finansal içerme / tabana yayılma. Emekçiler açısından bazı ihtiyaçların borçlanarak karşılanması durumunun finansal kurumlar için kar elde edilebilir şekilde ve neoliberalizmi desteklemek amacıyla yeniden biçimlendirildiğini görüyoruz. Orta ve uzun vadede finansal tabana yayılma (FTB) süreci hem finansal sistemle girdiğimiz ilişkiyi hem de finansal alana bakışımızı değiştirmeye soyunmuş durumda. Türkiye’deki durum ve uygulamalar öncesinde fikrin ortaya çıkışı ve yaygınlaşmasına değinmek gerekli.