seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2018 Cuma

Bir performans olarak 24 Haziran sonrası

Türkiye’de iki türlü siyasal performansa bakıp göz kamaştırıyoruz. Birincisine fazla takılıp, ikincisini anlamazlıktan geliyoruz.

Ekonomide çözüm: Neoliberal patikadan çıkış

Türkiye’de ekonomi yönetiminin tepesinde yer alan Cumhurbaşkanı danışmanları yeni bir hikâye yazmanın peşindeler. Olaylar, Türkiye ve IMF arasındaki anlaşmanın sona erdiği 2008’den itibaren liranın değer kaybını sıcak paraya bağımlı ekonomik yapıdan ve IMF darboğazından kurtulma adımı olarak görmeyle başlıyor.

IMF partisi mi alternatifler mi?

Mayısın ilk yarısında Türk Lirası dolar karşısında sadece yüzde 8 civarında değer kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda Türkiye’ye taslağı 30 Nisan’da IMF Konsültasyon Raporu’nda sunulan ancak henüz adı konmamış olan kemer sıkma programı daha fazla alıcı buldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiltere’de 14 Mayıs’ta katıldığı programda komşu ülkelerle ticarette yerli paranın kullanılmasından, para politikasında başkan olarak ağırlığını koyacağına kadar birçok bilinmezlik barındıran beyanları durumu kötüleştirdi. Aynı gün ödemeler dengesi ve 15 Mayıs’ta işsizlik verileri açıklanırken Türk Lirası’nın çöküşü, faiz artışı ve sert inişin seçim sonrasına kalmadan gerçekleşmesi olasılığını Erdoğan’ın isteği hilafına artırdı.(i)

Seçim sonrası sert iniş senaryosu güç kazanıyor

Nisanın son gününde AKP’nin açıkladığı Seçim Paketi sadece seçim sürecini değil sonrasını da belirleyecek bir içeriğe sahip. Paketle başlatılan vaat furyası, artan faiz ve yüksek enflasyon koşullarında neoliberal para politikası uzmanlarının tercih edeceği politika yapma atmosferini ortadan kaldırmakla kalmadı, aynı zamanda takip eden aylarda da çok zorlu mücadelelerin yolunu döşedi.

12 Temmuz 2018 Perşembe

Hükümetin el kitabından bölümler: Baskın seçim sürecinde madde madde yapılacaklar

Türkiye’nin en büyük ticari ortağı olan bölgenin ulusaşan örgütü tarihin en sert değerlendirme raporunu yayımladığı gün, aynı zamanda o ülkenin en tepedeki Güvenlik Kurulu olağan anayasal yollarla işini yerine getiremediğini söylercesine olağanüstü yönetimin devam etmesini salık verdiğinde başka bir şey konuşmaya imkân kalmamış demektir. Ancak Türkiye, Avrupa Komisyonu raporunun açıklandığı salı sabahından sonra sadece iktidar ortağı bir parti liderinin erken seçim çağrısını tartışıyordu. Tartışma çarşamba öğleden sonra seçim kararının açıklanmasıyla devam etti.

7 Ağustos 2015 Cuma

Yersiz gerinme ve kifayetsizlik: Amerikan Cumhuriyetçilerinin tartışması üzerine tespitler

Fox News’teki tartışma programı adaylardan eğer Cumhuriyetçi Parti adayı olmazlarsa önseçim iradesine saygı gösterip bağımsız aday olmayacaklarına dair söz verip vermeyecekleri sorusuyla başladı. Trump’ın Cavaliers’ın stadyumunda yuhalanmayı göze alarak böyle bir söz vermeyeceğini ve Cumhuriyetçi Parti’den aday olamazsa bağımsız adaylığı düşüneceğini ifade etmesi şu ana kadarki tartışmanın özetini de oluşturuyordu. Ön planda dikkatleri üzerine çeken bir işadamı ve kendilerini farklı göstermeye çalışan kifayetsizler. 

6 Haziran 2015 Cumartesi

Bozuk pusulalar ve oy ağaçları

Seçim serisinin bu ikinci yazısında ilki ile doğrudan alakalı olmayan online pozisyon-kanaat belirleme araçlarına değineceğim. Biraz zorlama gibi görünse de bir önceki yazıyla bağlantı kurabilirim:


2 Haziran 2015 Salı

Olasılıklar ve olmayacak işler

Birkaç hafta (yeterince zaman ayırabilirsem) seçim sürecine ilişkin yazacağım. Cumhurbaşkanı’nın işlediği suçlar ve yetkileri ve bunların beraberinde getirdiği olasılıklar ile başlayalım.


10 Ağustos 2014 Pazar

seçim ve erken sonuç üzerine

Cumhurbaşkanlığı seçimi kanımca erken sonuçlandı. Bu kadar da olmaz herhalde dediklerim yinelendi. Bundan bir hafta kadar önce bir iletişim listesine kabaca şunları yazmıştım:

seçmen sayısı 53 milyona dayanmış. katılım oranının % 89 olduğu 30 mart seçimlerinde belediye meclis üyeleri sonuçlarını hatırlayalım: akp 19,469 milyon, chp 11,423 milyon, mhp 7,907 milyon oy aldı. 


2 Ekim 2013 Çarşamba

Çifte kavrulmuş korkular

Hakan Bıçakçı kişisel olduğunu düşündüğü ama kolektif bir nitelik taşıyan travmasından, boşluk korkusundan resim dersi aracılığıyla bahsettiği bir yazı yazmıştı uzun zaman önce. Boşluk korkusunun resim dersindeki yansıması şöyle olur: resim kağıdında hiçbir boşluk bırakılmamalı, her alan boyanmalıdır. Aslında bu biraz ezbere dayalı eğitim sisteminin tek bir tezgahtan çıkmış insan yetiştirme düşüncesinin de yansımasıdır. Öğrenci boş bırakılmamalı, öğrencinin kendisi de boş bırakmaya karşı durmalıdır. Milli manevi değerler, her daim ileriye gitme vs. 


1 Ekim 2013 Salı

Reform dediğin kaç paket?

Seçim sistemini konuşmaya yıllardır devam ediyoruz. Ülke barajlı d’Hondt sisteminde % 35 oy oranıyla iktidar olmak hatta 2002 seçimlerinde görüldüğü üzere sıra dışı sonuçların alınabildiği sandık turlamalarında bu civarlarda bir oyla anayasa değişikliklerini referanduma götürmek dahi mümkün oluyor. AKP’liler hariç seçim sistemini savunmaya yanaşan kimseyi gördünüz mü son on yılda?


29 Haziran 2011 Çarşamba

ağız tadı kaçmış memlekette rüküş aktiviteler

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ti yanılmıyorsam, daha Ergenekon, Balyoz ve KCK davalarından tutuklu bulunan milletvekillerinin durumuna dair mahkemelerden haber gelmemiş ama Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin düşürülmesine dair konsensus devlet katında büyük oranda sağlanmışken, YSK kararından girdi, gösterilerden çıktı; “memleketin ağzının tadını kaçırmasınlar” dedi. Ben mahalledeki komşu kavgası üzerine emekli albay açıklaması yapanlar gibi kendi egemenliğini söz-edim üzerinden tekrar hatırlatan insanı bol bu memleketin ağız tadının ne zaman yerine geldiğini merak ededurayım, bir başka Türk orta boyu (büyüyünce büyük olacak) ortadaki siyasi kriz için “gündemi takip edemedim, büyüklerimiz bilir” dedi. O sırada milletvekilliği mazbatasını almış, kayıt yaptırmış ama memleketin nadide bir köşesindekilere verdiği motifli kravat takma sözü henüz gazeteciler tarafından kendisine hatırlatılmamıştı. Egemenin istisna halini belirlemesi karşısında iki yol var sanıyorum: ya tüm gücünle mücadele edeceksin ya da büyüklerin bildiğini itiraf edeceksin. Egemene tabiyetin bu veciz ifadesi, meclisin barındırdığı büyük düşünürlerin gelecekteki açıklamalarının siyasal düşünceye sunacağı katkıların ipuçlarını veriyor olabilir!

20 Nisan 2011 Çarşamba

Yerelde ağır cezaya veririm de genelde yine yüksek mahkemeye basayım mührü!

Yüksek mahkeme niteliği taşıyan Yüksek Seçim Kurulu’nun hukuki düzenlemeleri iyi bilip, ya tutarsa mantığıyla işine göre çarpıtmada bulunduğunu söyleyebiliriz. Milletvekili adaylarından sabıka kaydı olanlarının memnu haklarının iadesine dair kararı dosyalarına koyması gerektiğini belirten YSK kararı Türk Ceza Kanunu’nun 53. Maddesindeki düzenlemelerle açıkça çelişiyor.

22 Eylül 2010 Çarşamba

defer-andum

Evet diyen devrimciler ülkücülerle nasıl yan yana geldi benzeri sorularla, Son Söz gibi saçma isimli programlar yapan NTV’nin “işte marjinaller de söz alıyor” benzeri tarafsızlık reklamlarına kanacak değilim. Ama referandum öncesi mikrofon tuttukları insanlarda özel olarak anayasa paketinin içeriğini bilmeyenleri ayıklayıp vurguladıklarını da düşünmüyorum. Prestijinin bir kısmını geri kazanan burjuvazinin vazgeçilmez istatistikçisi Tarhan Erdem de buyurmuştu zaten, “seçmenin sadece onda biri paketin içeriğine göre oy veriyor” şeklinde. Belki de Şerif dedenin işaret ettiği üzere stereotipler üzerinden konuşmak anlamsızlaşıyor. Grafikçi tutmaktan aciz, tıynetinde acelecilik olan cemaatçi Aksiyon dergisi gibi laikler bölündü diyenlerden Taraf’ın mantar gibi her yerden çıkan tetikçilerinden Ümit Kıvanç gibi bu hayırcılar solcu değil diyenine kadar rüyasında istediği gerçek olarak karşısına çıkıvermiş hevesine kapılanların bolluğu referandum üzerine yazmayı zorlaştırıyor. Hiçbirine laf yetiştirmemek lazım, belki de.

son girdi

Üç soruda desteksiz ve eksik kapanma