12 Ekim 2015 Pazartesi

Barışçıl eylemlerde ölmemek mümkün mü?

Son on beş yılda neredeyse kesintisiz bir şekilde Türkiye tarihinin başka dönemlerine göre sıkça denilebilecek linç girişimleri gerçekleşti. 2010 tarihli bir İnsan Hakları Derneği raporu 2005’te Trabzon, Sakarya, İzmir, Bursa, Kayseri, Rize, Samsun ve Artvin, 2006’da Sakarya, Isparta, Mersin, İzmir, Kırklareli, Tokat, Konya ve İstanbul; 2007 Denizli ve Sakarya vb. şeklinde devam ediyor ve sayıları onları bulan girişimleri dökümlüyor. 2013 Haziran ve devamında Türkiye’nin çeşitli illerinde, 2015 Temmuz'undan itibaren yine çok sayıda ilde linç girişimlerinin devam ettiğini biliyoruz. Devlet eliyle ve hesap sorulamamış olan öldürmeler halk isyanlarında olduğu kadar yakın dönemdeki çatışmalarda da yoğunlaştı. (örn. 2013 Haziran isyanı, 2014 Ekim İsyanı, 2015 Cizre ablukası vb.). Bunun yanısıra MİT gözetiminde olup malzeme temin edilmese dahi göz yumulanların, isimleri ve adresleri dahi bilinip yol verilenlerin eliyle katliamlara şahit olduk (sadece son beş ayda Diyarbakır, Suruç ve çok yüksek ihtimalle aynı kategoriye giren Ankara). Kısaca linç girişimleri, devlet eliyle XXsansürXX ve XXsansürXX süreklilik arz ettiği bir ülkedeyiz.

son girdi

Üç soruda desteksiz ve eksik kapanma