30 Nisan 2021 Cuma
Para politikasında Maradona!
29 Temmuz 2019 Pazartesi
Merkez Bankası ne yapmak, nereye varmak istemektedir?
22 Mayıs 2019 Çarşamba
Çöküş sekansının bölümleri: Rezervsiz kalınır mı? O açıklar kapanır mı?
13 Ağustos 2018 Pazartesi
Türk Lirası'nı kim kurtaracak?
18 Temmuz 2014 Cuma
Kutsal ruh, Merkez Bankası ve piyasaya iman
23 Ocak 2013 Çarşamba
Kur Savaşları: Yine ve Yeni
4 Ağustos 2011 Perşembe
faiz koridorunda verkaçlarla defansın arkasına sarkmak
Politika faizini (bir haftalık repo ve ihale faiz oranı) yarım puan indiren Merkez Bankası gecelik borçlanma faizini (yani bankalar kendisine gecelik olarak para yatırdıklarında alacakları faizi) % 1,5’tan %5’e yükseltti. Bankaların zor durumda kaldıklarında MB’den alacakları paranın faizi % 9’da kaldı (piyasa yapıcı bankalar için % 8). Bu durum finansal piyasa uzmanları ve baş ekonomistler tarafından sürpriz olarak değerlendirilmesine karşın ne olduğu tam olarak anlaşılmamış görünüyor. kimi kısa vadeli döviz girişini özendirecek bir hamle derken kimi orta vadede sorun yok demiş.
1 Ağustos 2011 Pazartesi
kur-faiz değil, iktidar sarmalı
Devalüasyon kısaca paranın değerinin düş(ürül)mesi anlamına geliyor. Bu bir meta olarak kullanım değeri başka metaların değişim değerini ifade etmek olan paranın kendi değerinin yine başka metalar olarak başka para birimleri karşısında düşmekte olduğunu anlatıyor. Paranın değerinin düşmesi sonucu bir beklenti de aynı miktarda parayla girilen değişim ilişkisi sonucunda daha az metaya sahip olmak anlamına geliyor. Peki devalüasyon, kur farklarının çok büyük önem taşıdığı günümüz kapitalizminde rekabet gücüne etkide bulunduğu oranda bahsedilen göreli yoksunlaşma durumunu kısa ya da orta vadede ortadan kaldırabilecek bir nitelik de sergiliyor mu?
22 Ağustos 2010 Pazar
yokluğu yara enflasyon ve hedeflemesi
Merkez Bankası her çeyrek sonunda açıkladığı enflasyon raporlarının 2010 yılı içerisindeki üçüncüsünü açıkladı. Raporun açıklandığını bir süredir girmediğim MB internet sitesini durup dururken ziyaret ettiğim için değil, Fatih Özatay’ın “yeni çerçeve” temalı son yazısını okuduğum için merakımın depreşmesi ile öğrendim.