16 Ocak 2012 Pazartesi

Türkiye’deki devlet biçimi ve yeni rejim

Devlet biçiminde değişiklik ne demektir? Kapitalist devlet üzerinden yapılan bir dönemlendirmenin siyasal bir konum alırken kullanılabilmesi için hangi alanlara dair gözlemlerin çözümlemenin içine katılması gerekir? Bunlar devlet kuramı üzerine kafa yoranların uğraşmaya devam ettikleri sorulardan birkaçı. Bir de AKP döneminde yeni bir evreye girip girmediğimize dair, Türkiye’de devlet aygıtı ve rejimin niteliğinde bir değişme olup olmadığına dair sorular var.

11 Ocak 2012 Çarşamba

faiz lobisinin kolunu kanadını kırmıştık, gerekirse gözünü de morartırız

Erdoğan’ın demeçleri bence başbakanın ruh haline uygun bir şekilde resmi olmayan başlıklarla verilmeli. Mesela faiz lobisine sert çıkarız demiş başbakan, bence bunu başbakan faizcileri dövecek diye kullanmak zamanın ruhuna uygun. Hem her şeyin kontrol altında olduğu imajı da güçlenir. Ne de olsa Türkiye’de para ve maliye politikası üretenler elleri kolları bağlı iken her şeye kadir görüntüsü vermeyi çok seviyorlar. Oysa Merkez Bankası’nın politika faizi belirleme ve faiz koridoru üzerinden kredi arzına müdahale etme stratejisinde ve döviz ihalelerinde bir çıkmaz söz konusu. Bunun maliye politikasına yansımasını düşünürsek, dolaylı vergilerin, vergi gelirlerinin yüzde 70’ini oluşturduğu bir ortamda gelir kaynağı yaratmaksızın ekonomiyi yavaşlatma peşindeki hükümet daha fazla bütçe açığı vermeyi göze almış durumda görünüyor.

9 Ocak 2012 Pazartesi

son savaş?

T.C. devletinin silahlı Kürt hareketiyle olan mücadelesinde son savaşın yaşanmakta olduğu birçok köşe kadısı tarafından dile getirildi. Hükümetin masaya nihai olarak oturulmasından ve sivil bir anayasa yazılmasından once önünde diz çökmüş bir örgüt ve hareket görmek istediği bu nedenle seçim öncesinden başlayarak sert ve milliyetçi bir söylemin hükümete egemen olduğu yazıldı çizildi. Buna ek olarak Avni Özgürel gibi eski ülkücüler silahların yakında bırakılacağı ve sorunun 2012 içinde büyük ölçüde çözüm aşamasına geleceğini yazmakta bir beis görmediler, Uludere (Roboski) katliamı sonrası. Ya da Emre Uslu gibi istihbaratçı yazarlar hükümetin bu stratejisinin ne kadar doğru olduğunu savunmak ve görüşmelerin istenilen şekilde sonuçlanması için bunların yapıldığını berlitmek için “çok sayıda insan gidecektir ama hükümetin anadilde eğitime getireceği çözüm ve anayasa süreci ile birlikte sona geliyoruz” demekten kendilerini alamadılar.

son girdi

Üç soruda desteksiz ve eksik kapanma