vergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Nisan 2021 Cuma
Offshore para trafiği ve toplanamayan vergiler
Türkiye’de politika yapıcılar gelir dağılımını bozan mevcut vergi düzenini itinayla koruyor. Özel tüketim vergisi, ithalde alınan KDV ve gelir vergisi ile esas parayı toplayan Maliye aslında tahakkuk eden vergilerin önemlice bir kısmını toplayamıyor, ancak yine de esasen tüketimi vergilendirerek yola devam edilebiliyor.
20 Aralık 2020 Pazar
Borç kime kalacak?
Pandemi sonrasında devam edecek finansal oynaklıklar karşısında ve zaman zaman alt üst olacak finansal piyasalar için ne gibi önlemler alınabileceği şimdiden konuşulmaya başlandı. Bugün verilen desteklerin, yarın yüksek bir bedel oluşturacağına dikkat çeken mali muhafazakâr The Economist dergisi, arazi ve veraset vergisi yanı sıra karbon vergisinin de uygulanabileceğini belirten bir başyazıyla çıktı. Düşük büyüme oranları nedeniyle borç sorununun ağırlaşmasının beklendiğini belirtti. Bu uyarılara aldırmaz görünen ve yıllık hasılalarının yüzde 10’unu aşan miktarda açık verecek duran merkez kapitalist ülkeler için günümüzde geçerli olan düşük borçlanma faizleri büyük bir avantaj sunuyor.
18 Mart 2020 Çarşamba
Depreme hazır değilsek vergilerimiz nerede?
24 Ocak’ta Elazığ ve Malatya’da gerçekleşen deprem ve sonrasındaki can kayıpları devletin depreme hazırlık konusundaki yetersizliğinin tekrar tartışılmasına neden oldu. Şehirlerde toplanma alanlarının imara açılmasından, depreme hazırlık konusunda neler yapıldığına uzanan çok sayıda veçhesi bulunuyor söylenenlerin. Doğu Anadolu fay hattına dair daha önce yapılan uyarıların dikkate alınmamasından, yayın organlarının deprem sonrasındaki tercihlerine, çokça netameli alan mevcut. En fazla dillendirilen noktalardan birisini “deprem vergilerinin nereye gittiği “oluşturuyor.
6 Aralık 2019 Cuma
Serveti mi vergilendirecekler? Hadi canım!
2020 yılı için merkezi yönetim bütçe teklifi ve sonrasında vergi düzenlemesinin Meclis’e sunulmasıyla birlikte önümüzdeki yıla dair Erdoğan yönetiminin hesapları biraz daha netlik kazandı. Elbette geçen yılın bütçe teklifinde öngörülmeyen harcamalar ve aktarımların 2019 içinde yapıldığı, idarenin zaten pek vergi toplamadığı vurgulanarak itiraz geliştirilebilir. Yine de bütçe teklifi elimizdeki en kapsamlı vergilendirme ve harcama öngörüsünü oluşturuyor.
11 Nisan 2019 Perşembe
Vergi reformu mu, vergi soygunu mu geliyor?
Vergi reformu söylemi tekrar dolaşıma girdi, yeni bir vergi sistemi için çalışmaların başladığı en yüksek seviyeden ilan edildi. En azından 65’inci hükümet programının ilanından bu yana süren “yeni” vergi reformuna ilişkin çalışmalara dair gelecek hafta içinde, “reform paketi” açıklaması sırasında daha fazla bilgi sahibi olacağız. Henüz içeriğine dair yeterli bilgi sahibi olmadığımız düzenlemeleri kısa bir zaman içinde göreceğiz. Bu bağlamda vergi reformu tartışmasını hatırlatmak ve amacın ne olduğunu sormak gerekiyor.
2 Ağustos 2018 Perşembe
Vergi artışları ne anlama geliyor?
Eylül ayı sonunda Meclis’e sunulan torba kanun tasarısı çok sayıda vergi düzenlemesi içeriyor. Motorlu taşıtlar vergisine yapılan astronomik zamla gündeme gelse de, bu tasarıda finans sektöründe kurumlar vergisinin yüzde 22’ye çıkarılması, dağıtılmayan kâr paylarından yüzde 1 vergi kesintisi alınması ve çalışanların üçüncü gelir dilimindeki gelirlerine uygulanan vergi oranının yüzde 27’den 30’a çıkarılması gibi maddeler mevcut. Aynı günlerde açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) ve bir bütün olarak kanun tasarısı incelendiğinde vergi artışlarının neden gündeme geldiği sorusunun yanıtı verilebilir.
Man'da Yuva Yapmak
Bir ülkedeki finansal alana ilişkin mevzuat ve denetimden kurtulmak için düzenleme boşluklarından faydalanma eğilimi son on yıllarda daha da fazla yoğunlaştı. Denetimden uzak vergi cennetleri küresel finansal sistemin sinir merkezlerine dönüştü. Offshore (kıyıdan uzakta, açıkta) işlemlerde bulunanlar, bu merkezleri kâr transferleri için kullanılıyor ve küresel para akışının dikkate değer bir bölümü bu merkezlerden geçiyor.
Kurumlar vergisinin bulunmadığı, çeşitli vergi muafiyetlerinin ekonomik aktörlere tanındığı, yabancı ülkelerde elde edilen gelirlerin vergilendirilmediği, denetimden uzak şirket ve banka kurulmasına izin verilen çok sayıda vergi cenneti mevcut. Bu ülkelerin sadece tropikal adalar olarak düşünülmesi uygun değil. Örneğin vergi konusunda benzer istisnalar şirket sahiplerinin kimliklerinin gizlendiği Delaware, Nevada gibi ABD’nin bazı eyaletlerinde de mevcut. Çok sayıda gelişmiş ülke menşeli şirket, kârlarını Lüksemburg gibi ülkelere aktararak ya da bu ülkelerden geçirerek vergi düzenlemelerinden faydalanıyor, kendi şirketlerinin esas faaliyet gösterdiği ülkede vergi ödemiyor ya da çok daha az ödüyor.
Offshore finansal hizmetler ve hukuk firmalarından bu gayeyle alınan hizmetler aslında birey ya da şirketin kendi ülkelerindeki vergi mevzuatından kaçmaları anlamına gelmektedir. Bu hizmetlerden faydalananlar daha az vergi ödemekte, ya da hiç ödememekte ve kişisel servet bilgilerinin ya da iş bağlantılarının kamuoyunun gözünden kaçırılmasını sağlamaktadır.
SERVET GİZLEMENİN, VARLIKLARI GÖZDEN KAÇIRMANIN EN İYİ YOLU
Bir offshore merkezde yuva yapmanın, buradan faydalanmanın kısaca birkaç adımı bulunuyor:
Önce para saklamak ya da vergi düzenlemelerinden kaçmak üzere offshore hizmetler sunan bir firmaya ya da şahsa başvurulur. Bu firma ya da şahıs kağıt üzerinde ve offshore merkezde bulunan (Man Adası, Panama vb.) firmayı kurar. Firmanın kaç sterlinle, dolarla kurulduğu önem taşımamaktadır. Ancak genellikle kağıt üzerinde kurulan şirketler sembolik bir bedelle kurulurlar.
Sonra kağıt üzerindeki firma finansal operasyonlar ya da varlık alışverişi gerçekleştirir / ya da esas ülkedeki şirketin ihracatı buraya yapılmış gösterilir ve vergi avantajlarından yararlanılır. Söz konusu firma(lar) varlıkları vergi cennetinde yönetirken esas sahipler gizlenir.
Türkiye’de de çok sayıda birey ve şirketin kullandığı bu mekanizma kâr transferi yapmak için de kullanışlıdır. Bazı şirketler mal ve hizmet tedarikini offshore merkezlerdeki şirket aracılığıyla yaparak ya da vergi düzenlemelerindeki boşluklar üzerinden bu getiriyi gizleyerek söz konusu işlemleri gerçekleştirebilmektedir. Bir marka hakkını offshore firmaya devretmek ve marka ve tescil hakları için yapılan ödemeleri buraya aktarmak da aslında hukuki görünen bir vergi kaçırma yöntemidir.
KILIÇDAROĞLU’NUN AÇIKLADIĞI BELGELER NEYİ GÖSTERİYOR?
Kurumlar vergisinin bulunmadığı, çeşitli vergi muafiyetlerinin ekonomik aktörlere tanındığı, yabancı ülkelerde elde edilen gelirlerin vergilendirilmediği, denetimden uzak şirket ve banka kurulmasına izin verilen çok sayıda vergi cenneti mevcut. Bu ülkelerin sadece tropikal adalar olarak düşünülmesi uygun değil. Örneğin vergi konusunda benzer istisnalar şirket sahiplerinin kimliklerinin gizlendiği Delaware, Nevada gibi ABD’nin bazı eyaletlerinde de mevcut. Çok sayıda gelişmiş ülke menşeli şirket, kârlarını Lüksemburg gibi ülkelere aktararak ya da bu ülkelerden geçirerek vergi düzenlemelerinden faydalanıyor, kendi şirketlerinin esas faaliyet gösterdiği ülkede vergi ödemiyor ya da çok daha az ödüyor.
Offshore finansal hizmetler ve hukuk firmalarından bu gayeyle alınan hizmetler aslında birey ya da şirketin kendi ülkelerindeki vergi mevzuatından kaçmaları anlamına gelmektedir. Bu hizmetlerden faydalananlar daha az vergi ödemekte, ya da hiç ödememekte ve kişisel servet bilgilerinin ya da iş bağlantılarının kamuoyunun gözünden kaçırılmasını sağlamaktadır.
SERVET GİZLEMENİN, VARLIKLARI GÖZDEN KAÇIRMANIN EN İYİ YOLU
Bir offshore merkezde yuva yapmanın, buradan faydalanmanın kısaca birkaç adımı bulunuyor:
Önce para saklamak ya da vergi düzenlemelerinden kaçmak üzere offshore hizmetler sunan bir firmaya ya da şahsa başvurulur. Bu firma ya da şahıs kağıt üzerinde ve offshore merkezde bulunan (Man Adası, Panama vb.) firmayı kurar. Firmanın kaç sterlinle, dolarla kurulduğu önem taşımamaktadır. Ancak genellikle kağıt üzerinde kurulan şirketler sembolik bir bedelle kurulurlar.
Sonra kağıt üzerindeki firma finansal operasyonlar ya da varlık alışverişi gerçekleştirir / ya da esas ülkedeki şirketin ihracatı buraya yapılmış gösterilir ve vergi avantajlarından yararlanılır. Söz konusu firma(lar) varlıkları vergi cennetinde yönetirken esas sahipler gizlenir.
Türkiye’de de çok sayıda birey ve şirketin kullandığı bu mekanizma kâr transferi yapmak için de kullanışlıdır. Bazı şirketler mal ve hizmet tedarikini offshore merkezlerdeki şirket aracılığıyla yaparak ya da vergi düzenlemelerindeki boşluklar üzerinden bu getiriyi gizleyerek söz konusu işlemleri gerçekleştirebilmektedir. Bir marka hakkını offshore firmaya devretmek ve marka ve tescil hakları için yapılan ödemeleri buraya aktarmak da aslında hukuki görünen bir vergi kaçırma yöntemidir.
28 Kasım 2017 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeler toplantıda adı geçen kişilerin Man Adası’nda kâğıt üzerinde kurulmuş bir şirkete para transferi yaptığını gösteriyor. Bu paralar Türkiye’de nasıl elde edilmiş olurlarsa olsunlar uluslararası ödeme sistemi çerçevesinde bir finansal kuruluş kullanılarak, dolayısıyla SWIFT kodu alınarak Man Adası’na aktarılmış görünüyor. Söz konusu kod, işlemin kayıt altına alındığını ve kendileri de kayıt edilen aracı finansal kuruluşlar tarafından gerçekleştirildiğini ifade ediyor.
Kılıçdaroğlu, ilgili para transferinin Türkiye’deki mevzuata göre suç olduğuna dair bir belge göstermedi. Ancak mesele çok taraflı bir politik tartışmayla ilgili olduğu için ilgi çekici olmaya devam edecektir. Türkiye’de kalan az sayıda basın yayın kuruluşunun bu transferleri gerçekleştiren kişilerin diğer hesaplarını, aracı olan kuruluşların faaliyetlerini, Man Adası’ndaki şirketin sadece vergiden kurtulmak için mi kullanıldığını incelemesi faydalı olacaktır. Türkiye’den bir şirketin buraya ihracat gerçekleştirip gerçekleştirmediğini, ilgili şirketin başka merkezlerle olan alım-satım ve fonlama faaliyetlerini ve Türkiye’de bir şirkete borç vererek yine yurtdışına kaynak aktarımı için kullanılıp kullanılmadığını araştırmak kamuoyunun doğru bilgilenmesi açısından elzemdir.
Elbette, ayrıntılı bir araştırmanın ve üzerinden sağlıklı bir tartışmanın ancak bir demokraside gerçekleşeceği itirazı gelebilir. Buna rağmen ortada ahlaki bir sorun olduğunu, söz konusu kişilerin para transferini vergi ödememek için yaptıklarını beyan etmekte bir beis yoktur.
Not: Bu yazı gazeteduvaR'da 28 Kasım 2017'de yayımlanmıştır
14 Nisan 2016 Perşembe
Küresel sistem, finansal adacıklar ve vergi cennetlerine karşı mı?*
Panama menşeli Mossack Fonseca hukuk firmasının dosyalarının
hacker’lar tarafından ele geçirilmesi
ve Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun belgeleri inceleme
çalışmaları sonrası offshore kelimesi
bütün anlamlarıyla karşımıza dikildi. Bir yandan kıyıdan uzakta, kıyının
ötesinde demek olan bu kelime öte yandan karadan doğru gelen anlamına sahip.
Finansal terminolojide ise kendi vatandaşlarından çok başka ülkelerdeki
yatırımcıların işlemlerinin yapıldığı, oradan gelen paranın işlendiği ve
aktarıldığı yerleri tarif etmek için kullanılıyor. Offshore bu nedenle vergi cennetinden daha fazla bir anlama sahip,
finansal sektör açısından önemli merkezlere işaret ediyor ve offshore yatırım bilgileri kişisel
bilgiler olarak ele alınıp, gizleniyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
