kalkınmacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalkınmacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Aralık 2020 Pazar
Buyurun yatırıma
Mart ayının ikinci haftasından itibaren, diğer bir ifadeyle Türkiye’de pandeminin başlangıcından haziran ayına kadar geçen sürede çok hızlı bir kredi genişlemesi yaşandı. Bu dönemde Türk Lirası cinsi kredilere bakıldığında devlet bankalarının ticari kredi hacimlerini yüzde 27 artırdığını, devlet bankaları bireysel kredi hacimlerinin ise yüzde 15 arttığını görüyoruz. Özel bankalar ve yabancı bankalarda böyle bir hareketlilik bulunmuyordu. Mayıstaki hareketlenme ise aktif rasyosunun etrafından dolanma uğraşının yansımasıydı. Mayıs ayının sonunda yeniden tanzim edilen bu aktif rasyosu, KOBİ kredilerini, ihracat kredilerini paya çıkarıp bankaları daha uzun vadeli kredi vermeye zorluyor. Devlet bankaları ise yeni kredi destek paketleriyle bugünlerde tüketimi harlamaya devam ediyorlar.
22 Temmuz 2019 Pazartesi
On Birinci Kalkınma Planı ve tekinsiz itiraflar
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ndeki ilk Kalkınma Planı 8 Temmuz’da Meclis’e gönderildi ve üzerine görüşmeler başladı. Plan, temel hedeflerin önceki plana göre farklılaşması kadar çeşitli ve garip kuramsallaştırma girişimleri ile de gündeme geldi. Türkiye’de gündem çok hızlı değişse de daha çok konuşulacak bu metne değinmek gerekiyor.
25 Eylül 2018 Salı
Arjantin Dersleri: Üzülmeyi Bırakıp Merkez Bankacı Kovmanın Sevimliliği
Dünyada en yüksek faiz oranı Arjantin’de. Bahar aylarında çığrından çıkan yükseliş Ağustos ayı sonunda kuru kontrol altına almak için faizlerin yüzde 60’a yükseltilmesiyle birçok gözlemciyi serseme çevirdi. IMF ile devam eden görüşmelerde işlerin kısa zaman içinde düzeleceği görünümü vermek zorunda hisseden Mauricio Macri, Merkez Bankası Başkanını kovarak hem kitlelere hem de IMF’ye bir kurban sundu.
13 Temmuz 2018 Cuma
Ekonomide çözüm: Neoliberal patikadan çıkış
Türkiye’de ekonomi yönetiminin tepesinde yer alan Cumhurbaşkanı danışmanları yeni bir hikâye yazmanın peşindeler. Olaylar, Türkiye ve IMF arasındaki anlaşmanın sona erdiği 2008’den itibaren liranın değer kaybını sıcak paraya bağımlı ekonomik yapıdan ve IMF darboğazından kurtulma adımı olarak görmeyle başlıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)