2018 krizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2018 krizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ocak 2019 Pazartesi
Asgari Ücret Ne Kadar Olmalı?
6 Aralık’ta Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanacak. Türkiye’de asgari ücret ve çok yakınında ücret alan yaklaşık 9 milyon kişiyi doğrudan, bütün çalışan nüfusu ise dolaylı olarak ilgilendiren bir karara ay boyunca sürecek toplantıları takiben imza atarak 2019 yılı için ücret seviyesini tespit edecek.
28 Kasım 2018 Çarşamba
-Mış gibi siyasetiyle kriz yönetimi
Devlet sponsorluğunda kredi genişlemesiyle yüksek büyüme oranlarına zorlanmış, küresel finansal koşulların değişmesiyle hızla krize yuvarlanmış bir ekonomide debeleniyoruz. Krizi yönetenler öyle değilmiş gibi yapmayı tercih ediyorlar. İş bilmezlikleri sıralayarak ekonomi yönetimini akla davet etmek ya da baskıcı bir rejim karşısında farklı ekonomik müdahalelerde bulunacak aktörlerin zayıflığına rağmen alternatifleri dillendirmek naif kalıyor. Fakat, bu naiflikte yine de ısrarcı olmamız gerektiğini düşünüyorum. Nedenini işsizlik verilerine de değinerek açıklayacağım.
5 Ekim 2018 Cuma
Çöküş değil 'dengelenme': Sanki bir feng shui
“Türkiye, enflasyon ve cari açık oluşturmadan yüzde 7 ve üzeri büyüyecek, refahı yaygınlaştıracak bir ülkedir. 2018 için bir kriz tehlikesi varsa bu, yukarıda anlattığımız gibi, Batı içindir. Artık onların krizi süreklidir ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Bloku, yeni bir dünya kurmadan onların bu krizi de bitmeyecektir.”
Bu satırları 27 Aralık 2017 tarihli Milliyet’teki yazısında Cemil Ertem kaleme almıştı. Türkiye’de Kredi Garanti Fonu uygulamasıyla, yani devlet destekli kredi genişlemesiyle krizin atlatıldığına inanıyordu. Bu ve benzeri değerlendirmeler o sıralarda AKP iktisatçılarının favori argümanlarıydı: Buna göre piyasayı hareketlendiren yeni mekanizmalar ve Türkiye’ye has yenilikçilik ile yüksek büyüme sürdürülebilirdi, sorunlar zaten yolda çözülürdü.
Bu satırları 27 Aralık 2017 tarihli Milliyet’teki yazısında Cemil Ertem kaleme almıştı. Türkiye’de Kredi Garanti Fonu uygulamasıyla, yani devlet destekli kredi genişlemesiyle krizin atlatıldığına inanıyordu. Bu ve benzeri değerlendirmeler o sıralarda AKP iktisatçılarının favori argümanlarıydı: Buna göre piyasayı hareketlendiren yeni mekanizmalar ve Türkiye’ye has yenilikçilik ile yüksek büyüme sürdürülebilirdi, sorunlar zaten yolda çözülürdü.
25 Eylül 2018 Salı
Arjantin Dersleri: Üzülmeyi Bırakıp Merkez Bankacı Kovmanın Sevimliliği
Dünyada en yüksek faiz oranı Arjantin’de. Bahar aylarında çığrından çıkan yükseliş Ağustos ayı sonunda kuru kontrol altına almak için faizlerin yüzde 60’a yükseltilmesiyle birçok gözlemciyi serseme çevirdi. IMF ile devam eden görüşmelerde işlerin kısa zaman içinde düzeleceği görünümü vermek zorunda hisseden Mauricio Macri, Merkez Bankası Başkanını kovarak hem kitlelere hem de IMF’ye bir kurban sundu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)