İki gün içinde ardı ardına bombalamalar gördük. Bunların iki
ayağı var: Suriye’de IŞİD mevzileri ve Güney’de PKK kampları. Savaş
borazanlarının gözünde birbirleriyle bağlantılı olabilirler ama farklılar ve
farklılıkları önemli.
25 Temmuz 2015 Cumartesi
10 Temmuz 2015 Cuma
Hayali Değerler ve Geleceksellik: Kriz Tartışmasının Götürdüğü Yere Doğru (2)
Bir önceki girdide finansal kapitalizmi daha bütünlüklü kavrama
ve eleştirel kampı güçlendirme fırsatından bahsettim. Kısaca kriz sonrasında
eski kurumsalcı iktisatı Keynesyen gözlüklerle ya da yeni bir teori oluşturmak
gayesiyle değerlendirenlerin vurgularının dikkate alınması gerektiğini
belirttim. Bu bağlamda geleceksellik (futurity)
bize ne anlatıyor? Diyaloğu nasıl kuracak, sonraki adımları nasıl atacağız? Bu
sorulara hemen verecek cevabım yok. Ancak ilk adımlara dair bir şeyler
karalayabilirim.
9 Temmuz 2015 Perşembe
Hayali Değerler ve Geleceksellik: Kriz Tartışmasının Götürdüğü Yere Doğru (1)
Biraz içe kapanık bir metin halini alsa da meraklı
okuyucunun sabrıyla anlam kazanabilecek bir düşünce yumağını aktarma
ihtiyacındayım. 2008 krizinin ya da daha doğru bir ifadeyle 2007-2009/12
uluslararası finansal krizi ve artçı şoklarının biçimlendirdiği dünya yoğun bir
kriz tartışmasına aracı oldu. Kişisel olarak bu dönemde doktora tezi yazmış
olmaktan memnunum ancak peşimi bırakmayan bir hayaletle yüzleşir gibi sürekli
aynı tartışmaların etrafında dönmenin yorucu olduğunu da belirtmeliyim. Bu
yorgunluğa karşın kendime saklamayayım diyerek kriz tartışmalarında ilginç bir
kesişmeyi ve üzerinde çalıştığım bir noktayı burada da ele almak istiyorum.
7 Temmuz 2015 Salı
Çin'de borsa çöküşü ve ihtimaller
Dünya kapitalizmi 2008 krizi sonrası dönemde merkez ülkelerin politika tepkileri nedeniyle bir süreliğine Çin, Brezilya gibi ülkelerin yüksek büyüme oranlarını deneyimledi. Devasa ekonomisiyle Çin’in performansı kapitalizmin küresel ölçekte yaşadığı depresif eğilimlerin ciddi bir özellik arz etmediği düşüncesini korumak için Dünya Bankası gibi kuruluşlar tarafından kullanıldı. ABD ekonomisindeki 2014 ve 2015’teki zayıf toparlanma sonrasında muhtemel FED faiz arttırımının “yükselen piyasa” olarak adlandırılan ülkelere sermaye girişine darbe vuracağı ve yeni çalkantıları beraberinde getirebileceği daha görünür oldu. Avro Bölgesindeki deflasyona 2012’de ertelenen Yunan borç sorununun yeniden eklenmesiyle daha şimdiden 2015 bir kriz yılı unvanını kazandı. Bütün dikkatler Brüksel’deki görüşmelere ve Syriza’nın referandumda elde ettiği desteği nasıl harcayacağına çevrilmişken, Çin’deki finansal çöküş gündeme gecikmeli olarak yerleşti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)