Siyasal düzlem, çok sayıda sınıf aktörünün (temsilciler, gruplar, hizipler, partiler ve elbette hareketler) birbirleri karşısında, yanında, yöresinde ve bazen diğerlerinin kesişiminde pozisyon tutarak toplumsal alanın düzenlenmesi ve dönüşümü süreçlerini denetim altına alma mücadelesinin süregittiği yerdir. Bu alanda toplumsal üretim ilişkilerinin edindiği farklı biçimler -kendileri de değişmekle birlikte- aktörlere etkide bulunmaya devam eder. Bir aktörün krizi ya da zayıflığı başkaları tarafından telafi edilebilir ya da bizzat diğerlerinin faaliyetinin sonucu olarak açığa çıkabilir.
Avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ağustos 2018 Perşembe
15 Mart 2017 Çarşamba
Sağ popülizm ekonomide ne vaat ediyor?
Geçtiğimiz yıl çok sayıda ülkede sağ
popülist olarak nitelenen parti ve kişilerin siyaset sahnesinde yükselişini
2008-9 uluslararası finansal krizi ve dalgalarının bitmek bilmeyen gücüne
bağlamak mümkün. Çöküş ve takip eden düşük büyüme, emek piyasasına dönemeyen
milyonların öfkesi ve dönenlerin çalışma koşulları birlikte ele alındığında
tepkisel bir siyasi söylemin güç kazanması için verimli bir zemin oluştuğunu
görebiliyoruz. Sağ popülizmin, neoliberalizmin tahribatından faydalanarak bir
seçmen bloku oluşturduğunu ancak dramatik değişiklikler ihtimalini
güçlendirmekle birlikte zayıflıklarının bulunduğunu ileri sürüyorum. Ekonomi
politikalarının piyasacılığı, ya da kemer sıkma karşıtlığını ulusal ekonomi
savunusuna indirgemesi dünyanın farklı coğrafyalarında eşzamanlı görülen sağcı
yükselişin de sınırlılığına işaret ediyor olabilir.
8 Aralık 2011 Perşembe
birimiz hepimiz, hepimiz Europa için!
Zeus, Girit’e kaçırdığı Europa’ya adanın koruyucusu olan Talos, avının peşini bırakmayan bir köpek ve hedefi hiç ıskalamayan bir mızrak bırakır. Bu tanrıça figürünü her fırsatta kullanan Avrupa Birliği içinse işler mitolojideki gibi gitmiyor. Yine de kapitalizmin ve finansal piyasaların hediyesi krizle başa çıkmaya çalışırken elinde avucunda ne varsa kullanan AB teknokratları koruyucu finansal düzenlemeler, hedefinden vazgeçmeyen bir mali disiplin ve bu disipline uymayanları dürtecek bir ceza sistemi üzerinde kafa yormaya devam ediyorlar. Bu çabanın somutlaşmış bir ismi de var artık: Merkozy (Merkel + Sarkozy). Ancak buna gelmeden önce teknokratikleşme ve finansal disiplini tüm topluma dayatmanın başka örnekleri üzerinde durmak gerekiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)