Türkiye’de partili cumhurbaşkanının, eski ortaklarını ve bir zamanlar iş gördüğü yol arkadaşlarını hedef alması, yeni parti kuran ya da kuracak olan muhafazakar kadroların cevap verme telaşı gülünç durumlar yaratıyor. Meslektaşlarını hedef gösterenlerin, akademisyenler için linç töreni hazırlayanların yanında saf tutan Ahmet Davutoğlu geçmişle “hesaplaşma” sırasında ifade özgürlüğünün koruyucusu kesilebiliyor. Türkiye’nin içine gömüldüğü faiz düzeninin 21’inci yüzyıl harç ustası Ali Babacan “bu faiz ödemeleri de çok oldu” anlamına gelen siyasi mesajlar verebiliyor.
faiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
faiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Mart 2020 Çarşamba
13 Temmuz 2018 Cuma
Seçim sonrası sert iniş senaryosu güç kazanıyor
Nisanın son gününde AKP’nin açıkladığı Seçim Paketi sadece seçim sürecini değil sonrasını da belirleyecek bir içeriğe sahip. Paketle başlatılan vaat furyası, artan faiz ve yüksek enflasyon koşullarında neoliberal para politikası uzmanlarının tercih edeceği politika yapma atmosferini ortadan kaldırmakla kalmadı, aynı zamanda takip eden aylarda da çok zorlu mücadelelerin yolunu döşedi.
15 Şubat 2015 Pazar
Merkez Bankası tartışmasının uzantıları*
2000’lerin ortasına gelindiğinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın
(TCMB) yönetim kademelerinde görevli isimlerin çoğunluğu artık Adalet ve
Kalkınma Partisi (AKP) döneminde atanmış isimlerdi. 2006’da zamanın
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’den veto yediği için Erdem Başçı, TCMB başkanlığına
ancak 2011 yılında atandı. Ali Babacan’ın 2006 yılından bu yana desteklediği,
AKP’nin ilk döneminde zamanın başbakanı Erdoğan’ın da desteğini almış Başçı’nın
görev süresinin dolmasına bir yıl daha bulunmasına karşın, Cumhurbaşkanı
Erdoğan ve danışmanlarının baskıları karşısında görevini sürdürüp sürdürmeyeceği
bir tartışma konusu. Sorun iktidar partisi ve “reis” olarak adlandırılmayı
kafasına takmış görünen Erdoğan için faiz oranlarının yüksekliği. Geniş kamuoyu
açısından ise Cumhurbaşkanı ve TCMB Başkanının açıklamalarının döviz kuruna
etkisi. Ancak mesele bununla sınırlı değil.
21 Ekim 2014 Salı
Vakıfbank Operasyonu Ne Anlama Geliyor?
Adalet ve Kalkınma Partisi birden fazla unsuru olan bir bankacılık düzenlemesini (Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı) 20 Ekim’de Meclis’e taşıdı. Söz konusu tasarı Tasarruf Mevduat ve Sigorta Fonu (TMSF) işlemlerinden Hazine Müsteşarlığı yetkilerine kadar çok sayıda düzenleme içeriyor. Ancak en dikkat çeken nokta Vakıfbank’ın mülkiyetini elinde bulunduranlarda değişiklik öngörülmesi, daha net bir ifadeyle Vakıfbank’ın Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan hisselerinin Hazine’ye devredilmesi oldu. Vakıfların giderleri için bir gelir akışı sağlayacak fon yaratılması gerekçesi hükümete yakın yayın organları tarafından ön plana çıkarıldı. Meclis’te komisyon aşamasında bulunan kanun tasarısında ise bununla birlikte çok daha fazlası gerekçe olarak açık bir şekilde dile getiriliyor. Ancak ilginçtir, kamuoyunda bu gerekçeler yeterince incelenmeden, gerçekleştirilenin bir özelleştirme hazırlığı olduğu ve Vakıfbank’ın kamulaştırılacağına dair değerlendirmeler aynı gün içinde yapıldı.
12 Haziran 2013 Çarşamba
Faiz Hesapları ve Ürken Sermaye
Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı direnişi öncesinde
de birçok kez dillendirdiği faiz lobisi kavramını, iki haftayı geride bırakan
direniş sırasında olayların altında yatan güç odaklarını açıklamak üzere tekrar
tekrar kullandı. Türkiye’de faizlerin bir süredir düşüyor olmasının verili ekonomik yapıda
Türkiye ekonomisinin kırılganlığını arttırdığını söyleyenlere karşı faiz
lobisini dize getireceklerini beyan etmesinden çok uzun bir süre geçtiği
sölenemez. Sık tekrarlanan bir kavram olunca ve bir çeviri hatasının ürünü
olduğuna yönelik söylenti sosyal medyada yeterince paylaşılınca herkes
birbirine daha yüksek sesle sorma ihtiyacı hissetti. Faiz lobisiyle ne kast ediliyor?
Ya da başbakan neden faiz lobisinin bir direniş örgütlediğini düşünüyor?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)