Yunanistan borçlarının tamamını ödeyemeyeceğini takas girişiminde bulunarak ilan etti. Gerçekleşen takasta Yunan hükümeti, ulusal hukuka göre çıkartılan tahvillerle ilgili olarak kolektif eylem maddesini uygulayacağını açıklayarak bu şekilde çıkartılan tahvilleri ellerinde bulunduranların % 85’lik katılımını (152 milyar avro) % 100’e tamamlama gücünü kullanacak. Bu nedenle gerçekleşen işlem gönüllü bir takas olmaktan çıktı. Başka bir hukuki sisteme göre çıkartılan tahvillerde katılım % 69 olarak (20 milyar avro) gerçekleşti ve 9 milyar Avro değerinde tahvil tutanların kredi temerrüt takasının (CDS) getirdiği olanaklardan faydalanması bekleniyor. Yani, borcu temerrüde karşı sigortalamış olanlar, zararlarını sigorta yaptırdıkları finansal aracı şirketlerden alacaklar. Uluslararası Takas ve Türev Derneği bunun bir temerrüt durumu olduğunu tescil etti. Belirlenecek dönüştürme oranına göre CDS sahipleri takasa katılmayarak karlı bir pozisyonda kalmış olacaklardır. Bu aynı zamanda sınırlı bir kamu borcu CDS testi, birkaç milyar dolarlık bir CDS ödemesinin sigorta yaptıranlara sorunsuz bir şekilde ödenmesi bekleniyor.
15 Mart 2012 Perşembe
6 Şubat 2012 Pazartesi
saçmalıklar ve kırılganlık
Zamanın en önemli trolü T.C. başbakanı gündemi belirlemeye devam ediyor. Bütün ülke yerine konulan İstanbul ve Ankara kurumları ile üniversite, devlet kurumları ve iktidar yumağına dolanmışlar Erdoğan’ın ağzından çıkan birkaç kelime üzerinden tartışıyor, birbirini suçluyor ya da böyle tavır almalı diyor. Bütün bu tartışmayı görmezden geldiğimiz gün, gündemi eleştirel bir konumdan belirlemeye başlamışız demektir.
16 Ocak 2012 Pazartesi
Türkiye’deki devlet biçimi ve yeni rejim
Devlet biçiminde değişiklik ne demektir? Kapitalist devlet üzerinden yapılan bir dönemlendirmenin siyasal bir konum alırken kullanılabilmesi için hangi alanlara dair gözlemlerin çözümlemenin içine katılması gerekir? Bunlar devlet kuramı üzerine kafa yoranların uğraşmaya devam ettikleri sorulardan birkaçı. Bir de AKP döneminde yeni bir evreye girip girmediğimize dair, Türkiye’de devlet aygıtı ve rejimin niteliğinde bir değişme olup olmadığına dair sorular var.
11 Ocak 2012 Çarşamba
faiz lobisinin kolunu kanadını kırmıştık, gerekirse gözünü de morartırız
Erdoğan’ın demeçleri bence başbakanın ruh haline uygun bir şekilde resmi olmayan başlıklarla verilmeli. Mesela faiz lobisine sert çıkarız demiş başbakan, bence bunu başbakan faizcileri dövecek diye kullanmak zamanın ruhuna uygun. Hem her şeyin kontrol altında olduğu imajı da güçlenir. Ne de olsa Türkiye’de para ve maliye politikası üretenler elleri kolları bağlı iken her şeye kadir görüntüsü vermeyi çok seviyorlar. Oysa Merkez Bankası’nın politika faizi belirleme ve faiz koridoru üzerinden kredi arzına müdahale etme stratejisinde ve döviz ihalelerinde bir çıkmaz söz konusu. Bunun maliye politikasına yansımasını düşünürsek, dolaylı vergilerin, vergi gelirlerinin yüzde 70’ini oluşturduğu bir ortamda gelir kaynağı yaratmaksızın ekonomiyi yavaşlatma peşindeki hükümet daha fazla bütçe açığı vermeyi göze almış durumda görünüyor.