Siyasal düzlem, çok sayıda sınıf aktörünün (temsilciler, gruplar, hizipler, partiler ve elbette hareketler) birbirleri karşısında, yanında, yöresinde ve bazen diğerlerinin kesişiminde pozisyon tutarak toplumsal alanın düzenlenmesi ve dönüşümü süreçlerini denetim altına alma mücadelesinin süregittiği yerdir. Bu alanda toplumsal üretim ilişkilerinin edindiği farklı biçimler -kendileri de değişmekle birlikte- aktörlere etkide bulunmaya devam eder. Bir aktörün krizi ya da zayıflığı başkaları tarafından telafi edilebilir ya da bizzat diğerlerinin faaliyetinin sonucu olarak açığa çıkabilir.
popülizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
popülizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ağustos 2018 Perşembe
15 Mart 2017 Çarşamba
Sağ popülizm ekonomide ne vaat ediyor?
Geçtiğimiz yıl çok sayıda ülkede sağ
popülist olarak nitelenen parti ve kişilerin siyaset sahnesinde yükselişini
2008-9 uluslararası finansal krizi ve dalgalarının bitmek bilmeyen gücüne
bağlamak mümkün. Çöküş ve takip eden düşük büyüme, emek piyasasına dönemeyen
milyonların öfkesi ve dönenlerin çalışma koşulları birlikte ele alındığında
tepkisel bir siyasi söylemin güç kazanması için verimli bir zemin oluştuğunu
görebiliyoruz. Sağ popülizmin, neoliberalizmin tahribatından faydalanarak bir
seçmen bloku oluşturduğunu ancak dramatik değişiklikler ihtimalini
güçlendirmekle birlikte zayıflıklarının bulunduğunu ileri sürüyorum. Ekonomi
politikalarının piyasacılığı, ya da kemer sıkma karşıtlığını ulusal ekonomi
savunusuna indirgemesi dünyanın farklı coğrafyalarında eşzamanlı görülen sağcı
yükselişin de sınırlılığına işaret ediyor olabilir.
2 Ocak 2017 Pazartesi
Yükselen sağ popülizm, kısa bir bilanço ve yapılabilecekler
2015 yılında
Anglosakson dünyada siyaset sahnesinde büyük bankaları parçalamaktan ya da
finansal sektörü toplum yararına denetlemekten bahseden siyasetçiler büyük
destek topladılar. Bu destek Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Bernie
Sanders’ın başkan adaylığı kampanyası sürdürebilmesini, Birleşik Krallık’ta da
Jeremy Corbyn’in önce İşçi Partisi Liderliği’ne gelmesi, sonra da Tony Blair
çizgisini takip eden daha piyasacı bir cepheyi 2016 yılında parti içinde tekrar
yenilgiye uğratmasını sağladı. Görünüşte bu ayrım, Güney Avrupa’da sosyalizmden
esinlenmiş ve kitle hareketleri ile ilişkisi sorunlu olsa da açık bir şekilde
sol siyasal program savunan partilerin yerleşik partileri sallamasıyla
birleşmekteydi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)