8 Ocak 2019 Salı
Yine, Yeni Bir Borç Yapılandırmasıyla Karşınızda
Türkiye tarihinin en büyük kredi çöküşlerinden birisi halen geride bırakılmadı.
28 Kasım 2018 Çarşamba
-Mış gibi siyasetiyle kriz yönetimi
Devlet sponsorluğunda kredi genişlemesiyle yüksek büyüme oranlarına zorlanmış, küresel finansal koşulların değişmesiyle hızla krize yuvarlanmış bir ekonomide debeleniyoruz. Krizi yönetenler öyle değilmiş gibi yapmayı tercih ediyorlar. İş bilmezlikleri sıralayarak ekonomi yönetimini akla davet etmek ya da baskıcı bir rejim karşısında farklı ekonomik müdahalelerde bulunacak aktörlerin zayıflığına rağmen alternatifleri dillendirmek naif kalıyor. Fakat, bu naiflikte yine de ısrarcı olmamız gerektiğini düşünüyorum. Nedenini işsizlik verilerine de değinerek açıklayacağım.
Eyy tasarruf! Geldiysen üç kere vur
Anadolu Ajansı kaynaklı ısmarlama bir haber Emeklilik Gözetim Merkezi’nden (EGM) alınan verileri yüzümüze boca ediyor. Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin 15’inci yılını doldurduğunu, sistemde 85 milyar liralık birikim yapıldığını ilan ediyor. Benzer, gün aşırı çıkan haberler haneleri tasarrufa çağırıyor.
Mevzuattan muaf: Türkiye Kalkınma Partisi/Bankası
3 Ekim öğleden sonra. Meclis’te Türkiye Kalkınma Bankası’na ilişkin kanun teklifinin Plan Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında CHP, HDP ve İYİ Parti milletvekilleri çeşitli itirazlar dillendiriyor. Mevzuattan muaf olmasına çalışılan Kalkınma Bankası’nın neden böyle bir yapılandırmaya tabi kılınacağından tutun da teklifin öncelikli ele alınmasına, Türkiye’deki kalkınma hedeflerine uzanan bir tartışmadır sürüyor.
8 Ekim 2018 Pazartesi
İşsizlik Sigortası Fonunu Kullanmanın Dayanılmaz Hafifliği (II)
Dünkü yazıda Fonun kaynaklarının emekçiler lehine kullanılmadığını, istihdama verilen desteğin işlevsiz olduğunu, Sayıştay raporlarında usulsüzlükler ve şeffaflık eksikliğinin tespit edildiğini vurgulamıştım. Bugün mevzuata ve son finansal operasyona bakalım:
7 Ekim 2018 Pazar
İşsizlik Sigortası Fonunu Kullanmanın Dayanılmaz Hafifliği (I)
5 Ekim 2018 Cuma
Çöküş değil 'dengelenme': Sanki bir feng shui
“Türkiye, enflasyon ve cari açık oluşturmadan yüzde 7 ve üzeri büyüyecek, refahı yaygınlaştıracak bir ülkedir. 2018 için bir kriz tehlikesi varsa bu, yukarıda anlattığımız gibi, Batı içindir. Artık onların krizi süreklidir ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Bloku, yeni bir dünya kurmadan onların bu krizi de bitmeyecektir.”
Bu satırları 27 Aralık 2017 tarihli Milliyet’teki yazısında Cemil Ertem kaleme almıştı. Türkiye’de Kredi Garanti Fonu uygulamasıyla, yani devlet destekli kredi genişlemesiyle krizin atlatıldığına inanıyordu. Bu ve benzeri değerlendirmeler o sıralarda AKP iktisatçılarının favori argümanlarıydı: Buna göre piyasayı hareketlendiren yeni mekanizmalar ve Türkiye’ye has yenilikçilik ile yüksek büyüme sürdürülebilirdi, sorunlar zaten yolda çözülürdü.
Bu satırları 27 Aralık 2017 tarihli Milliyet’teki yazısında Cemil Ertem kaleme almıştı. Türkiye’de Kredi Garanti Fonu uygulamasıyla, yani devlet destekli kredi genişlemesiyle krizin atlatıldığına inanıyordu. Bu ve benzeri değerlendirmeler o sıralarda AKP iktisatçılarının favori argümanlarıydı: Buna göre piyasayı hareketlendiren yeni mekanizmalar ve Türkiye’ye has yenilikçilik ile yüksek büyüme sürdürülebilirdi, sorunlar zaten yolda çözülürdü.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)