11 Nisan 2019 Perşembe
Vergi reformu mu, vergi soygunu mu geliyor?
Vergi reformu söylemi tekrar dolaşıma girdi, yeni bir vergi sistemi için çalışmaların başladığı en yüksek seviyeden ilan edildi. En azından 65’inci hükümet programının ilanından bu yana süren “yeni” vergi reformuna ilişkin çalışmalara dair gelecek hafta içinde, “reform paketi” açıklaması sırasında daha fazla bilgi sahibi olacağız. Henüz içeriğine dair yeterli bilgi sahibi olmadığımız düzenlemeleri kısa bir zaman içinde göreceğiz. Bu bağlamda vergi reformu tartışmasını hatırlatmak ve amacın ne olduğunu sormak gerekiyor.
25 Mart 2019 Pazartesi
25 Mart’ta Ne Oldu?
Türkiye ekonomisinde olanlar havsalaya sığmıyor.
25 Mart’ta döviz piyasasında oynaklık devam etse de, dövizin daha fazla yükselmesinin önüne geçildi. Ama yaşananlar ve bazı önlemler Ağustos’taki kur krizini pek çok açıdan anımsattı.
Aşağıda izleyebildiğim kadarıyla olanları kısaca, özel bir analiz yapmadan aktarıyorum. Bu takipte bir sorun söz konusuysa ilgili okuyucunun da uyarıda bulunacağını umuyorum.
Devlet bankalarını kullanmanın sınırı var mı?
Türkiye ekonomisinin 2018’in dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,4 küçüldüğü ve 2018’in ikinci çeyreğinde durgunluğa girdiği, üçüncü ve dördüncü çeyreklerde de resesyona girdiğinin resmi olarak teyit edilmesinin üzerinden sadece bir hafta geçtiğinde, çok satan gazete köşeleri ve siyaset yapıcıların toplantıları, her şeyin geride kaldığına ilişkin yorum ve görüşlerle doldu.
Dayanaklardan birisi kredi hacmindeki değişim. Kredi çöküşünü sonlandırmak ve yeni bir çevrim başlatmak için devlet bankalarının kullanımına değinmekte bu nedenle fayda var.
Dayanaklardan birisi kredi hacmindeki değişim. Kredi çöküşünü sonlandırmak ve yeni bir çevrim başlatmak için devlet bankalarının kullanımına değinmekte bu nedenle fayda var.
Devlet finansallaşırken ne olur?
Başlıktaki sorunun kısa bir cevabı var. Devlet finansallaşırken krizle baş etmek için alternatif tedbirler bastırılır. Süreç tersine çevrilemezse sonuç çevre ülkeler açısından bağımlılığın yeniden üretilmesi ve kırılganlıkların devamı olur.
28 Şubat 2019 Perşembe
Piyasanın güven sorunu: Daha dibi görmedik
Ekonomik gelişmişlik için sözleşme kültürünün yerleşmesi ve kurumların kapsayıcı bir nitelik sergilemesi gerekliliği üzerinde, yeni kurumsalcı ve liberal tarih okuması çokça durur. Beklenti yönetimi kararları etkilediği için güven ortamının yaratılmasının daha fazla yatırım ve büyüme için faydalı olduğu sonucu sıklıkla duyduğumuz klişeye uzanır: Piyasanın güvene ihtiyacı vardır!
21 Şubat 2019 Perşembe
Devlet harcar mı, harcarsa da bizi kurtarır mı?
Ortalama haftada bir “bahar geliyor” açıklamaları yayımlanmaya devam ededursun, Türkiye’nin krizinin ne kadar devam edeceği belirsizliğini koruyor. Tartışmaya katkı sunan bir çalışma, TEPAV Ekonominin Seyir Defteri serisinde Fatih Özatay ve Güven Sak imzasıyla ve “Maliye Politikasında Manevra Alanı Var mı?” başlığıyla yayımlandı. Çalışmanın temel sorusunu maliye politikası olanaklarının kullanımıyla Türkiye’deki krizin etkisinin nasıl azaltılabileceği oluşturuyor. Bir başka ifadeyle yapısal dönüşüm gerçekleştirilene kadar zaman kazanmak üzere nasıl bir politika seti tercih edilmeli, özel olarak da kamu harcamaları ne kadar artırılmalı ki Türkiye’nin deneyimlediği ekonomik tahribat azaltılsın sorusu.
Petrol krize tuz biber ekecek mi?
Dünyada en fazla petrol rezervine sahip Venezuela’daki hükümet darbesi girişiminin akıbeti önümüzdeki birkaç günde belli olabilir. Ancak, aralık ayında Venezuela ile 10 anlaşma imzalayan, enerji ve madencilik başta olmak üzere birçok alanda bu ülkeyle özel ilişki kurma çabasındaki Erdoğan yönetimini, ABD destekli darbe girişiminden ziyade son dönemde artan petrol fiyatları zorlayabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)