Türkiye’de ekonomi yönetiminin tepesinde yer alan Cumhurbaşkanı danışmanları yeni bir hikâye yazmanın peşindeler. Olaylar, Türkiye ve IMF arasındaki anlaşmanın sona erdiği 2008’den itibaren liranın değer kaybını sıcak paraya bağımlı ekonomik yapıdan ve IMF darboğazından kurtulma adımı olarak görmeyle başlıyor.
13 Temmuz 2018 Cuma
Nihayet decoupling ya da bir gün kavuşur muyuz?
Mehmet Şimşek ve Murat Çetinkaya’nın 28-29 Mayıs’ta, Türkiye ekonomisindeki karar alıcıların uluslararası finansal sermayeye olan bağlılıklarını beyan etmek üzere Londra’ya gerçekleştirdikleri sefere Merkez Bankası’nın para politikasını sadeleştirme kararı eşlik etti. Bu adımların etkisiyle ABD Doları 30 Mayıs’ta 4,50’nin altına geriledi. İlginç bir şekilde hem liberal iktisatçılar, hem de AKP kadrolarının aynı anda zafer ilan ettiğini gördük. Nihat Zeybekçi “10 güne rahatlarız” diyeli daha bir hafta geçmemişti üstelik.
IMF partisi mi alternatifler mi?
Mayısın ilk yarısında Türk Lirası dolar karşısında sadece yüzde 8 civarında değer kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda Türkiye’ye taslağı 30 Nisan’da IMF Konsültasyon Raporu’nda sunulan ancak henüz adı konmamış olan kemer sıkma programı daha fazla alıcı buldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiltere’de 14 Mayıs’ta katıldığı programda komşu ülkelerle ticarette yerli paranın kullanılmasından, para politikasında başkan olarak ağırlığını koyacağına kadar birçok bilinmezlik barındıran beyanları durumu kötüleştirdi. Aynı gün ödemeler dengesi ve 15 Mayıs’ta işsizlik verileri açıklanırken Türk Lirası’nın çöküşü, faiz artışı ve sert inişin seçim sonrasına kalmadan gerçekleşmesi olasılığını Erdoğan’ın isteği hilafına artırdı.(i)
Seçim sonrası sert iniş senaryosu güç kazanıyor
Nisanın son gününde AKP’nin açıkladığı Seçim Paketi sadece seçim sürecini değil sonrasını da belirleyecek bir içeriğe sahip. Paketle başlatılan vaat furyası, artan faiz ve yüksek enflasyon koşullarında neoliberal para politikası uzmanlarının tercih edeceği politika yapma atmosferini ortadan kaldırmakla kalmadı, aynı zamanda takip eden aylarda da çok zorlu mücadelelerin yolunu döşedi.
12 Temmuz 2018 Perşembe
Hükümetin el kitabından bölümler: Baskın seçim sürecinde madde madde yapılacaklar
Türkiye’nin en büyük ticari ortağı olan bölgenin ulusaşan örgütü tarihin en sert değerlendirme raporunu yayımladığı gün, aynı zamanda o ülkenin en tepedeki Güvenlik Kurulu olağan anayasal yollarla işini yerine getiremediğini söylercesine olağanüstü yönetimin devam etmesini salık verdiğinde başka bir şey konuşmaya imkân kalmamış demektir. Ancak Türkiye, Avrupa Komisyonu raporunun açıklandığı salı sabahından sonra sadece iktidar ortağı bir parti liderinin erken seçim çağrısını tartışıyordu. Tartışma çarşamba öğleden sonra seçim kararının açıklanmasıyla devam etti.
22 Kasım 2017 Çarşamba
Çalkantı, kriz ve bir devlet bankasının hikayesi
Hikaye çatısı gerçekten acıklı: devlet
mülkiyetinde olan, 80 yaşında dolayısıyla bir finansal kuruluş için erişkin
yaşta denebilecek bankanın önce özelleştirilmeye çalışılması, sonra çoğunluk
hissesi devlette ve fakat Özelleştirme İdaresi’nde olan bir bankaya dönüşümü,
2008-09’da yeniden fark edilen faydalarıyla yeni bir hayata kavuşması ama bu
hayatın Varlık Fonu’nun evlatlığına dönüşmekle yeni bir çalkantı evresine
girmesi ve çapsız bir dolandırıcının itirafları nedeniyle isim değişikliğine
uzanması (ya da uzanma ihtimali) ve bunun aileyi toptan yıkıma sürüklemesi.
Fazla melodramatik, senaryo olsa yüzüne bakılmaz…
15 Kasım 2017 Çarşamba
Borç finansmanı değil absürt bir iktidar savunusu
Hazine
Müsteşarlığı’nın kendisine yönelik eleştirilere cevaben 1 Kasım’da “Borç ve
Nakit Yönetimine İlişkin Basın Açıklaması” gerçekleştirmesinin ardından kısa
süreli bir tepki bombardımanı yaşandı. Ekim sonunda yayımlanan 2018 finansman
programını ile birlikte değerlendirildiğinde bu belge Hazine Müsteşarlığı’nın
konumu açısından önemli göstergeler sunuyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)