7 Ağustos 2015 Cuma

Yersiz gerinme ve kifayetsizlik: Amerikan Cumhuriyetçilerinin tartışması üzerine tespitler

Fox News’teki tartışma programı adaylardan eğer Cumhuriyetçi Parti adayı olmazlarsa önseçim iradesine saygı gösterip bağımsız aday olmayacaklarına dair söz verip vermeyecekleri sorusuyla başladı. Trump’ın Cavaliers’ın stadyumunda yuhalanmayı göze alarak böyle bir söz vermeyeceğini ve Cumhuriyetçi Parti’den aday olamazsa bağımsız adaylığı düşüneceğini ifade etmesi şu ana kadarki tartışmanın özetini de oluşturuyordu. Ön planda dikkatleri üzerine çeken bir işadamı ve kendilerini farklı göstermeye çalışan kifayetsizler. 

  
17 adayın yarışa girmesinde belirgin hale geldiği üzere önüne geçilemeyen parti içi hizipleşmeye karşı Cumhuriyetçilerin ilk 10’u genel olarak (“yasadışı” olarak tanımlanan) göçmen karşıtlığında uzlaşmış görünüyorlar. "Siyaseten doğru" savaşlar yürütmek için uğraşmamalıyız diyen Ben Carson’dan, kürtaj karşıtlığını kadın sağlığı karşıtlığına taşıyan Scott Walker’a, açıkça Meksikalıları aşağılayan Donald Trump’tan, Irak “yanlış istihbaratla” işgal edildi, ama hiç “ayrılmamalıydık” diyen Jeb Bush’a bir deliler evini andıran Cumhuriyetçiler tartışmasını başından sonuna izleme zahmetine girmek hamasi söylemler arasından muhtemel yönelimleri kestirmeye çalışmamdan kaynaklanıyor. Bazı tespitler yapmak ilk tartışma öncesini de göze alarak mümkün.

-Hillary Clinton’ın Bernie Sanders vb. rakiplerinin söylemine karşı Wall Street’i dizginleme ve gelir adaletsizliğini giderme vurguları ve izlediği kimilerine göre daha popülist çizgi, ilginç bir şekilde Cumhuriyetçi Parti’nin elindeki eşitsizlik ve değişim kozunu elinden almış görünüyor. Clinton da establishment insanı olmasına rağmen söylemi ve kampanyasıyla değişimi temsil etmeye çalışıyor ve Cumhuriyetçilerin işini zorlaştırıyor.

-Libertaryan söylemi nedeniyle biraz daha farklı bir konum simgeleyen ve seçilme ihtimali düşük görünen Rand Paul haricinde diğer adayların söylemi Cumhuriyetçi bir başkanın daha güvenlikçi ve daha gözetimci bir devlet aygıtı için (ABD için bile daha baskıcı bir rejim mümkün) yeniden yapılanmaya girişeceğini gösteriyor.

-Önseçimde bir fikir tartışması gerçekleşmediği ve adaylar değişim vaadini somutlaştırmadığı müddetçe Cumhuriyetçiler Trumpizme maruz kalmaya devam edecek. Trump tartışmada kenara çekilmiş, boş konuşmuş, müdahalede bulunamamış ve genelde konuşma dakikalarını iyi kullanamamış olsa da Cumhuriyetçi adayların çoğuna daha önce maddi destekte bulunmuş bir işadamı olarak sokaktaki insanın politik sisteme olan nefretini iyi temsil ediyor ve ekonomik güç vaat ediyor. Kendi geçmişi ve şirketlerinin durumu nedeniyle sürekli açık verse de popülerliğini koruyor ve yarışın sefaleti nedeniyle bir süre daha korumaya devam edecek.

-Cumhuriyetçilerin ne Ortadoğu’da savaşı sonlandırmak ne de sağlık, eğitim vb. alanlarda kapsamlı reform gibi bir dertleri bulunuyor. Değişen oranlarda vergi indirimi ve Obamacare’in kaldırılması, göçmen karşıtlığı söylemine (değişik oranda düzenleme ve entegrasyon önerileri ile birlikte) eşlik ediyor ancak Cumhuriyetçi adaylar kendi rüzgarlarını yaratmaktansa Demokrat rakiplerinin gölgesiyle kavga ediyorlar.

Adaylardan Marco Rubio’nun ilk soruda rakibini orada bulunan diğer adaylardansa Clinton olarak belirtip salvolarını ona yöneltmesi örneğinde olduğu gibi Cumhuriyetçiler aslında Demokratların adayı karşısında deneyimli ve toparlayıcı birisini arıyorlar, bu sırada da bir show işine dönüşen politikanın yarattığı canavarlardan Trump’ın ya da temsil ettiği çizginin odağı değiştirip, seçmeni kutuplaştırıp Temsilciler Meclisi ve Senato’da üstünlüğü ele geçirmiş Cumhuriyetçilerin Başkanlığı kaybetmesine neden olmasını engellemek istiyorlar.

Başkanlık yarışında, Demokratlar Amerikan kabusunu daha iyi paketleme şansına halen sahipler. Kısacası ısınma turlarının en önemlilerinden birisinde Cumhuriyetçi adaylar göz alıcı performanslar sergilemediler. 450 gün uzun bir süre ve 2016’da tartışma sertleşecek ancak bugün tartışmada yer alanların verili koşullarda Demokratlara öfkeyi yeni bir projeye çevirecek becerisi (ideolojik kapasite, donanım vs.) bulunmuyor. Bu nedenle adayın biraz da şapkadan tavşan çıkarması bekleniyor. Bundan olsa gerek, seyircilerden alınan ve adaylara yöneltilen son soru adayların Tanrı’dan bir işaret alıp almadıkları üzerineydi! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

son girdi

Üç soruda desteksiz ve eksik kapanma