Seçim
serisinin bu ikinci yazısında ilki ile doğrudan alakalı olmayan online
pozisyon-kanaat belirleme araçlarına değineceğim. Biraz zorlama gibi görünse de
bir önceki yazıyla bağlantı kurabilirim:
6 Haziran 2015 Cumartesi
4 Haziran 2015 Perşembe
Çanlar Syriza için çalıyor!
Syriza
iktidara geldikten sonra Şubat ayı sonunda süresi dolacak paketle ilgili
görüşmelere girişip dört aylık bir uzatma kopardı. Ancak bu girişim aynı
zamanda Syriza yönetiminde daha radikal adımlar atmak ve Troyka’ya (Avrupa
Merkez Bankası – AMB, Avrupa Komisyonu ve IMF) karşı kararlı bir duruş
sergilemek konusundaki çekimserliği de gösterdi. Anlaşma ile Syriza hükümeti
acil önlemler olarak benimsediği bazı uygulamalar için şans yakalarken,
birikmiş borcun çevrimi ve ödenmesi için kullanılacak araçlar ve alınacak
önlemler konusunda temel anlaşmazlıklar devam etti.
2 Haziran 2015 Salı
Olasılıklar ve olmayacak işler
Birkaç
hafta (yeterince zaman ayırabilirsem) seçim sürecine ilişkin yazacağım. Cumhurbaşkanı’nın
işlediği suçlar ve yetkileri ve bunların beraberinde getirdiği olasılıklar ile
başlayalım.
29 Mayıs 2015 Cuma
Eyleyişin toplumsallığı ve Haziran İsyanı'nın gücü
Haziran İsyanı'nın yıldönümü vesilesiyle, Temmuz 2013'te tamamlanan ve takip eden ay içinde Praksis Dergisi Gezi Sayısı'nda yayımlanan metinden kısa bir bölümü buraya koymak istedim. Tamamı için sayıya bakılabilir.
25 Mayıs 2015 Pazartesi
Akademide emek piyasası: Zorunluluklar ve hukuksal garabetler
Akademide tarihi eski olsa da sürekli değişen ve gelişen bir mecburi hizmet hukuku mevcut. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun
35. Maddesi, yurtdışına burs verilerek gönderilen öğrencilerin istihdamı ve
yerleştirilmesi ile ilgili maddeler ve 35. maddeye dayanarak yapılan Öğretim Elemanı
yetiştirme programı (ÖYP) benzeri bazı düzenlemelerle birlikte bu hukuk yeniden ve yeniden düzenleniyor. Bu hukukun 35. maddeyle ilgili kısmı üzerine uzun ve sıkıcı bir yazı kaleme alma ihtiyacı hissettim. Mesele sıkıcı
ama kanımca önemli.
16 Nisan 2015 Perşembe
Merkez Bankalarının egemenliği devam edecek mi?
Amerikan Merkez Bankası FED’in eski başkanlarından Alan Greenspan’in cebinde önemli toplu sözleşmelerdeki ücret artışlarına ilişkin verileri not ettiği bir kağıtla dolaştığı rivayet edilir. Bu verileri arada bir kontrol eder, ekonomik beklentiler üzerine konuşurken cebindeki kağıda zaman zaman başvururmuş. Greenspan’in yaptığı merkez bankalarının fiyat istikrarı hedefinin son derece açık bir şekilde ücret artışlarının kısıtlanmasındaki başarı ile rabıtalandığını göstermesi açısından önemli. Ancak bu durum bir Merkez Bankası’nın her daim ücretleri baskılamak için bir araç görevi görebileceği sonucuna bizi ulaştırmamalı.
12 Nisan 2015 Pazar
Finans ve İçerilme: Herkes için Finans ya da Sermaye için Herkes*
Finansal kuruluşlar, şirketler ve devlet bir süredir Türkiye’deki emekçileri finansal tüketiciler olarak anıyor. Hesap yapmasını bilen, temel finansal hizmetleri kendi faydası için kullanabilen, daha genel bir bağlamda ise kendi hayatını üretken bir makineye yatırım yapar gibi planlayan emekçiler yaratma isteği bu sürecin temelinde yatıyor. Yetişkin tüm bireylerin banka hesabı olması, finansal hizmetlere sorun yaşamadan erişilmesi gibi hedefler burada birer ön gereklilik halini almış durumda. Küresel Güneyde revaçta olan bu sürecin adı finansal içerme / tabana yayılma. Emekçiler açısından bazı ihtiyaçların borçlanarak karşılanması durumunun finansal kurumlar için kar elde edilebilir şekilde ve neoliberalizmi desteklemek amacıyla yeniden biçimlendirildiğini görüyoruz. Orta ve uzun vadede finansal tabana yayılma (FTB) süreci hem finansal sistemle girdiğimiz ilişkiyi hem de finansal alana bakışımızı değiştirmeye soyunmuş durumda. Türkiye’deki durum ve uygulamalar öncesinde fikrin ortaya çıkışı ve yaygınlaşmasına değinmek gerekli.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)