2 Haziran 2015 Salı

Olasılıklar ve olmayacak işler

Birkaç hafta (yeterince zaman ayırabilirsem) seçim sürecine ilişkin yazacağım. Cumhurbaşkanı’nın işlediği suçlar ve yetkileri ve bunların beraberinde getirdiği olasılıklar ile başlayalım.


29 Mayıs 2015 Cuma

Eyleyişin toplumsallığı ve Haziran İsyanı'nın gücü

Haziran İsyanı'nın yıldönümü vesilesiyle, Temmuz 2013'te tamamlanan ve takip eden ay içinde Praksis Dergisi Gezi Sayısı'nda yayımlanan metinden kısa bir bölümü buraya koymak istedim. Tamamı için sayıya bakılabilir. 

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Akademide emek piyasası: Zorunluluklar ve hukuksal garabetler

Akademide tarihi eski olsa da sürekli değişen ve gelişen bir mecburi hizmet hukuku mevcut. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 35. Maddesi, yurtdışına burs verilerek gönderilen öğrencilerin istihdamı ve yerleştirilmesi ile ilgili maddeler ve 35. maddeye dayanarak yapılan Öğretim Elemanı yetiştirme programı (ÖYP) benzeri bazı düzenlemelerle birlikte bu hukuk yeniden ve yeniden düzenleniyor. Bu hukukun 35. maddeyle ilgili kısmı üzerine uzun ve sıkıcı bir yazı kaleme alma ihtiyacı hissettim. Mesele sıkıcı ama kanımca önemli.

16 Nisan 2015 Perşembe

Merkez Bankalarının egemenliği devam edecek mi?

Amerikan Merkez Bankası FED’in eski başkanlarından Alan Greenspan’in cebinde önemli toplu sözleşmelerdeki ücret artışlarına ilişkin verileri not ettiği bir kağıtla dolaştığı rivayet edilir. Bu verileri arada bir kontrol eder, ekonomik beklentiler üzerine konuşurken cebindeki kağıda zaman zaman başvururmuş. Greenspan’in yaptığı merkez bankalarının fiyat istikrarı hedefinin son derece açık bir şekilde ücret artışlarının kısıtlanmasındaki başarı ile rabıtalandığını göstermesi açısından önemli. Ancak bu durum bir Merkez Bankası’nın her daim ücretleri baskılamak için bir araç görevi görebileceği sonucuna bizi ulaştırmamalı.


12 Nisan 2015 Pazar

Finans ve İçerilme: Herkes için Finans ya da Sermaye için Herkes*

Finansal kuruluşlar, şirketler ve devlet bir süredir Türkiye’deki emekçileri finansal tüketiciler olarak anıyor. Hesap yapmasını bilen, temel finansal hizmetleri kendi faydası için kullanabilen, daha genel bir bağlamda ise kendi hayatını üretken bir makineye yatırım yapar gibi planlayan emekçiler yaratma isteği bu sürecin temelinde yatıyor. Yetişkin tüm bireylerin banka hesabı olması, finansal hizmetlere sorun yaşamadan erişilmesi gibi hedefler burada birer ön gereklilik halini almış durumda. Küresel Güneyde revaçta olan bu sürecin adı finansal içerme / tabana yayılma. Emekçiler açısından bazı ihtiyaçların borçlanarak karşılanması durumunun finansal kurumlar için kar elde edilebilir şekilde ve neoliberalizmi desteklemek amacıyla yeniden biçimlendirildiğini görüyoruz. Orta ve uzun vadede finansal tabana yayılma (FTB) süreci hem finansal sistemle girdiğimiz ilişkiyi hem de finansal alana bakışımızı değiştirmeye soyunmuş durumda. Türkiye’deki durum ve uygulamalar öncesinde fikrin ortaya çıkışı ve yaygınlaşmasına değinmek gerekli.

3 Nisan 2015 Cuma

Akademik derebeylikler ya da özerklik? Kalsın lütfen!

İstanbul Üniversitesi’ndeki rektör seçimi sonrasında YÖK’ün Raşit Tükel’i ikinci sıraya indirmesi sürecinde ve Cumhurbaşkanı’nın sandık iradesine karşı gelerek YÖK’ün öne çıkardığı adayı ataması vesilesiyle, üniversite özerkliği tartışması yeniden gündeme geldi. Özerklik savunusuna karşı bir salvoda bulunmak istiyorum. Kişisel olarak Raşit Tükel’in rektör atanmasını çok istemiş olsam da tartışmayı genel bir düzleme çekmek, üniversite özerkliğine karşı olduğumu belirtmek ve bunun nedenlerini kısaca anlatmak istiyorum. Daha düzgün ifade etmem gerekirse, üniversiter (akademik) özgürlükler yanlısıyım ve özerklikle ifade edilen düzenlemelerin üniversite sorunlarını çözmeye yeteceğini düşünmüyorum. Günümüzde üniversite tartışmasının sloganvari bir “özerk demokratik üniversite” yaklaşımına sıkıştırılmasını da politik açıdan hatalı buluyorum.

20 Mart 2015 Cuma

Emlak balonu ve Kanada'da ağır çekim kriz

Kanada’da ev fiyatlarının son yıllardaki muazzam artışının da etkisiyle olsa gerek renovasyon programları, ev alıp satma temalı showlar revaçta. Toronto ve Vancouver’da “sky is the limit” diyebileceğimiz ev fiyatlarındaki artışın 2014 sonunda yavaşladığı vurgulansa ve Kanada’da eşik altı konut kredilerinin hiçbir zaman ABD’dekine benzer bir yoğunlukta olmayacağı ifade edilse de konut balonunun patlama olasılığı söz konusu. Küresel depresif eğilimlerden payını alan ekonomik yavaşlama, söz konusu balon ve artan hanehalkı borçluluğu ile birlikte ilginç sinyaller veriyor. Bu ekonomik çalkantının arka planını ise 2014’te düşen petrol fiyatları ve ABD dolarının (bundan sonra sadece dolar) Kanada doları karşısında son iki yıla yayılan ancak 2015’te daha da belirginleşen değer kazanması oluşturuyor.

son girdi

Üç soruda desteksiz ve eksik kapanma