Geçen hafta Portekiz’de Banco Espírito Santo (BES ya da Kutsal Ruh Bankası!) üzerinden Avrupa’da spekülatif bir dalga oluştuğunu gözlemledik. Bir İspanyol Bankası’nın tahvil ihracından vazgeçmesi, Yunan tahvillerine talebin azalması ve Avrupa’da borsa düşüşleri ile birleşince yeni bir kriz başlangıcı düşüncesi görünür oldu. Ancak aynı günlerde finansal oynaklıklar sonrası görülen bir olgu olarak yine uluslararası piyasalar ve fonlardan Portekiz tahvillerine destekler de geldi.
18 Temmuz 2014 Cuma
17 Temmuz 2014 Perşembe
Yine ayakkabı, saat ve kültür savaşları
Yaşam tarzının parçası olarak da tanımlanan kültürel tüketim
ve bunun anlamlandırılması ve anlatılması üzerinden bir mücadele devam ediyor.
Bu mücadele, kimine göre kültür savaşı AKP döneminde başlamadı ama çok özgün ve
merkezi bir yere son 10 yılda oturdu. Kamusal alanda ne söylediğimiz, ne
yaptığımız değil bunun ötesinde özel alan olarak tanımlanabilecek yerlerde
nasıl davrandığımız ve bunu kamusal alanda nasıl pazarladığımız öne çıkıyor. Bu
idealleştirilmiş versiyonuyla (kanımca savunulamayacak) liberal demokrasiden, kamusal tartışmanın ve sözün hüküm sürdüğü ve liberal
demokrasi diyebileceğimiz bir düzenlemeler bütününden biraz farklı bir yerde debelendiğimizi
gösteriyor.
24 Haziran 2014 Salı
Hasar tespitine daha var
Daha önceki taslak metin ile karşılaştırıldığında mini
düzenleme olarak adlandırılabilecek bir YÖK yasa tasarısı meclise sunuldu.
Genel kurulda ne zaman görüşüleceği ile ilgili henüz bir bilgi yok. Ancak yayımlanan
haberler nedeniyle öğretim elemanlarına yeni bir cendere anlamına geldiği ve YÖK’ün aşırı güçlendirildiği düşüncesi hakim. Burada fikri takip eksikliğinden
kaynaklı yorumların önüne geçmek için birkaç uyarıda bulunma isteği içindeyim. Sağlık
Bakanlığı yetkileri ve öğrencilerin haklarıyla ilgili düzenlemelere girmeden
söyleyeceklerim var.
6 Mart 2014 Perşembe
previously on...
Dizi izler gibi ses kaydı takibinden yorulmak mümkün. Ne zaman hangi kayıt çıktı, ne oldu takip etmek zorlaştı. Kayıt günlüğüne bianet'ten erişilebileceği gibi "çıkan kısmın özeti"ne de bakılabilir. bu derlemeyi olduğu gibi aktarıyorum. Dursun, sonra (yıllar boyunca) konuşacağız:
23 Şubat 2014 Pazar
Rejimin Adını Sen Sor!
Teessüf ederiz. Ben kendi adıma ederim, başkaları da benimle
hemfikir olsun diye yazıyorum. Bu ülkede taşra üniversitelerinde çeşitli
soruşturmalara ve baskılara maruz kalan, merkezde ise en iyi ihtimalle esamisi
okunmayan eleştirel sosyal bilimciler ben üniversiteye girdim gireli, ki
oldukça uzun bir süre geçti, 12 Eylül ortamının içinde yaşadığımıza dair yazar-çizerler.
Akademide bulunmayan işçi sınıfının organik aydınlarını saymasak bile yeterli
birikim mevcuttur. Onca makaleyi okuma zahmetine katlanmadınız, “otoriter rejim
nedir”, “bir türlü demokratikleşemiyoruz, acaba neden?” diye düşünmediniz,
tamam ama en azından köşekadılığı yaparken “bu nasıl bir rejim, sosyal
bilimciler bunu da açıklasın?” demenin ne alemi var? Bu özgüven nereden
geliyor?
19 Şubat 2014 Çarşamba
Ne Kararlar Gördüm Yok Hükmündeydiler
Bugün Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun iç işleyişi ve
karar mekanizmalarını da düzenleyen yasal değişiklikle ilgili olarak ana
muhalefet partisi Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Olağanüstü zamanlardan
geçtiğimizin bir nişanesi daha karşımızda duruyor, çünkü bu bir iptal başvurusu
değil. Söz konusu olan bir yok hükmünde sayılarak iptal başvurusu. Ortada yasama organı
tarafından kabul edilmiş, Cumhurbaşkanı’na onay için gönderilmiş ancak henüz
onaylanmadığı için Resmi Gazete’de yayımlanmamış ve bu nedenle yürürlüğe girmemiş
bir kanun duruyor.
18 Şubat 2014 Salı
Haklılık ve pozitif siyaset üzerine “gerçekçi” olmayan bir değini
Son iki haftada bir siyasal toplantıya bir de akademik
konferansın kapanış oturumuna katıldım. Biri önemli siyasetçi, biri saygı
duyulan akademisyen olmak üzere iki figürün söylediklerine değinmek istiyorum.
Memleketin harala gürelesi ve rejimin niteliği üzerine yazılacaklar var. Onlar
başka girdilere kaldı. Bulanık suda balık avlanmayacağından ertelemeye devam…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)