Cihadist selefilerin son saldırılarını takiben mülteci politikalarından askeri müdahaleye kadar, devletlerin Ortadoğu ve Suriye'yi ilgilendiren girişimleri tekrar mercek altına alındı. Rusya Paris saldırıları öncesi bu sefer Özgür Suriye Ordusu denilen güçler koalisyonunun istediği hedefleri bombaladığını açıklamıştı. ABD ve Fransa'nın devam eden bombalamaları ve uluslararası toplum olarak fetişleştirilen güçlerin işbirliği çağrılarına bakıldığında son birkaç hafta içinde ve saldırıları takiben yeni bir gelişmeden söz etmek o kadar da kolay değil. Bu yorumlara yansırken, bir yandan da nefret saldırılarını engellemek adına Irak Şam İslam Devleti'nin İslamla hiçbir ilgisi olmadığına yönelik ardı ardına ve ne yazık ki bir ölçüde saçmalığa varan açıklamalar geldi. ABD dışişleri niteleme yarışını "psikopatik canavarlar"a kadar götürdü. Aynı günlerde Ortadoğu hakkında yeterli bilgi sahibi araştırmacıların da gönülleri ferahlatmak adına mürekkep döktüğünü gördük.
17 Kasım 2015 Salı
10 Kasım 2015 Salı
en kanlı seçim kampanyası ve bazı muteber şirketlerin rakamları
Sersemledik ve güçten düşürüldük. Sandık başındaki müdahalelere karşın seçim sonuçlarını radikal bir şekilde değiştirebilecek hileler tespit edilmedi, iddia edilenler ispata muhtaç. Türkiye tarihinin en kanlı seçim kampanyası böylece geride kaldı. Türkiye tarihinin en kanlı dönemi olmaya aday bir dönem ise önümüzde duruyor.
12 Ekim 2015 Pazartesi
Barışçıl eylemlerde ölmemek mümkün mü?
Son on beş yılda neredeyse kesintisiz bir şekilde Türkiye
tarihinin başka dönemlerine göre sıkça denilebilecek linç girişimleri
gerçekleşti. 2010 tarihli bir İnsan Hakları Derneği raporu 2005’te Trabzon, Sakarya, İzmir, Bursa,
Kayseri, Rize, Samsun ve Artvin, 2006’da Sakarya, Isparta, Mersin, İzmir,
Kırklareli, Tokat, Konya ve İstanbul; 2007 Denizli ve Sakarya vb. şeklinde devam
ediyor ve sayıları onları bulan girişimleri dökümlüyor. 2013 Haziran ve devamında
Türkiye’nin çeşitli illerinde, 2015 Temmuz'undan itibaren yine çok sayıda ilde
linç girişimlerinin devam ettiğini biliyoruz. Devlet eliyle ve hesap
sorulamamış olan öldürmeler halk isyanlarında olduğu kadar yakın dönemdeki
çatışmalarda da yoğunlaştı. (örn. 2013 Haziran isyanı, 2014 Ekim İsyanı, 2015 Cizre
ablukası vb.). Bunun yanısıra MİT gözetiminde olup malzeme temin edilmese
dahi göz yumulanların, isimleri ve adresleri dahi bilinip yol verilenlerin
eliyle katliamlara şahit olduk (sadece son beş ayda Diyarbakır, Suruç ve çok
yüksek ihtimalle aynı kategoriye giren Ankara). Kısaca linç girişimleri, devlet
eliyle XXsansürXX ve XXsansürXX süreklilik arz ettiği bir ülkedeyiz.
23 Eylül 2015 Çarşamba
Öğretim üyesi adayını ne yapmalı? Ya da mecburi hizmet dedikleri
Yükseköğretim Kurulu 22 Eylül Salı günü internet sitesinde
bir açıklama yayımlayarak Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı’nın (ÖYP) kaldırılacağını
ve bu doğrultuda ilgili idari işlemin yapılması ve kadroların cari usule göre atamalar için aktarımını sağlamak
üzere Maliye Bakanlığı’na 1 Eylül tarihinde yazı yazıldığını ifade etti.
Gerekçe olarak ÖYP kapsamında tahsis edilen kadroların son beş yıl içinde 3550’sinin
boş kalması, üniversitelerin tepkileri vb. gösterildi.
11 Eylül 2015 Cuma
Bu kadar bilinmeze karşın umut ve mücadele
(Aceleci okuyucuya bir uyarı: Bu yazı herhangi bir kişi ya
da kuruma yaranmak için kaleme alınmış veya Türkiye’de geçer akçe politik
konumları destekleyen bir yazı değil. Buradan vurucu slogan da el kitabı da
çıkmaz, ancak yaşadığı cehennemi açıklamaya çalışan bir siyaset bilimcinin
gözlemleri ve öfkesi yine de faydalı olabilir)
19 Ağustos 2015 Çarşamba
Sivil Darbe: Oksimoron Değilse de Bir Yanlış Anlama
İşgüder hükumetin başında yer alan Davutoğlu’nun yeni bir
hükümet kuramayacağının anlaşılmasından önce de Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini
aşması nedeniyle ve seçimlerin ertelenmesi olasılığı arttıkça bir yeni
müdahaleden bahsedilir olmuştu. Yakın zamanda Erdoğan’ın, yönetim şeklinin
fiili olarak değiştiğini ilan etmesiyle tekrar bir rejim-yönetim biçimi tartışmasının
içine girdik. Bu tartışma Türkiye siyasetinde adeta çevrimsel bir nitelik
taşıyor. Son zamanlarda bu çevrimin süresi kısaldı, daha sık rejimin niteliği
ve hak ettiği sıfatlar tartışılır hale geldi.
7 Ağustos 2015 Cuma
Yersiz gerinme ve kifayetsizlik: Amerikan Cumhuriyetçilerinin tartışması üzerine tespitler
Fox News’teki tartışma programı adaylardan eğer Cumhuriyetçi
Parti adayı olmazlarsa önseçim iradesine saygı gösterip bağımsız aday
olmayacaklarına dair söz verip vermeyecekleri sorusuyla başladı. Trump’ın
Cavaliers’ın stadyumunda yuhalanmayı göze alarak böyle bir söz vermeyeceğini ve
Cumhuriyetçi Parti’den aday olamazsa bağımsız adaylığı düşüneceğini ifade
etmesi şu ana kadarki tartışmanın özetini de oluşturuyordu. Ön planda dikkatleri üzerine çeken bir işadamı ve kendilerini farklı göstermeye çalışan kifayetsizler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)